İstanbul Boğazı, gökyüzünün en sadık misafirlerini ağırlarken uzmanlardan çarpıcı bir açıklama geldi. Yaklaşık 20 yıldır leyleklerin izini süren ve “Leylek Dede” olarak tanınan Fikret Can, Avrupa popülasyonunun neredeyse tamamının neden İstanbul semalarını tercih ettiğini ve bu göç yolunun dünya ekosistemi için taşıdığı hayati önemi tüm detaylarıyla anlattı.
Her yıl bahar ve sonbahar aylarında gökyüzünde görsel bir şölen sunan leyleklerin göç yolculuğu, İstanbul semalarında en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Doğaseverlerin ve kuş gözlemcilerinin merakla takip ettiği bu doğa olayı, sadece bir görsel şölen değil, aynı zamanda kıtalararası bir ekolojik köprü olma özelliği taşıyor. Kamuoyunda “Leylek Dede” olarak bilinen 81 yaşındaki araştırmacı Fikret Can, İstanbul’un bu küresel yolculuktaki stratejik konumuna dair dikkat çeken veriler paylaştı.
Avrupa’daki Leylek Popülasyonunun Yüzde 90’ı Neden Burayı Tercih Ediyor
Yaklaşık 20 yıldır ömrünü leyleklerin göç yollarını gözlemlemeye ve araştırmaya adayan Fikret Can, İstanbul Boğazı’nın leylekler için dünyadaki en kritik geçiş noktalarından biri olduğunu vurguladı. Yapılan bilimsel gözlemler ve saha çalışmaları, Avrupa’daki leylek varlığının neredeyse tamamının bu rotayı kullandığını kanıtlıyor. Can, özellikle Avrupa’daki leyleklerin yüzde 90’ının göç sırasında İstanbul Boğazı’nı tercih ettiğini belirterek, bu durumun İstanbul’u göçün kalbi haline getirdiğini ifade etti.
Gökyüzünde Yirmi Yıllık Bir Takip Hikayesi
Seksen bir yaşındaki araştırmacı, yirmi yıla yayılan tecrübesiyle İstanbul’un leylek göçündeki kritik rolüne dikkat çekiyor. Leyleklerin rüzgar akımlarını ve termal hava dalgalarını kullanarak gerçekleştirdikleri bu zorlu yolculukta, Boğaz’ın sağladığı coğrafi avantajlar hayati bir önem taşıyor. Fikret Can’ın aktardığı bilgilere göre, binlerce kilometrelik rotada kuşların dinlenme ve yön bulma stratejileri tamamen bu bölgenin sunduğu doğal imkanlarla şekilleniyor. Bu devasa göç hareketi, İstanbul’un sadece insanlar için değil, yaban hayatı için de kıtaları birleştiren vazgeçilmez bir nokta olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
