Beyoğlu’nun simge yapılarından biri olan ve Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un da mülklerinin yer aldığı Taray Apartmanı için yıllardır süren hukuk mücadelesi sona erdi. Mahkemenin güçlendirme talebini reddederek binayı “riskli yapı” tesciliyle onaylaması, yıkım sürecindeki tüm yasal engelleri tamamen ortadan kaldırdı.
Hukuk Mücadelesi Nasıl Sonuçlandı
İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda yer alan ve yarım asrı deviren Taray Apartmanı, uzun süredir devam eden tahliye ve yıkım tartışmalarının merkezindeydi. Orhan Pamuk dahil olmak üzere pek çok malikin dairesinin bulunduğu bina hakkında mahkeme nihai kararını resmen açıkladı. Yıkım kararına karşı sunulan güçlendirme taleplerini detaylıca değerlendiren yargı, yapının deprem güvenliği konusundaki ciddi risklerini göz önünde bulundurarak bu talebi kesin olarak reddetti.
Riskli Yapı Tescili ve Yıkım Süreci Başlıyor
Binanın “riskli yapı” olarak tescillenmesinin ardından tahliye ve yıkım süreci hukuki bir zorunluluk haline geldi. Mahkemenin verdiği bu son karar, binanın yıkılmasının önündeki son yasal barikatı da yıkmış oldu. 53 yıllık binanın güvenli olmadığına dair raporların kesinleşmesiyle birlikte, bölgedeki kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yıkım işlemlerinin kısa süre içinde başlaması bekleniyor. Bu karar, Beyoğlu’ndaki benzer durumdaki yapılar için de emsal niteliği taşıyor.
Orhan Pamuk ve Kat Maliklerini Neler Bekliyor
Mahkemenin güçlendirme projesine onay vermemesi, binadaki tüm daire sahipleri için yeni bir dönemin kapısını araladı. Yıllardır süregelen belirsizliğin mahkeme kararıyla noktalanması, hak sahiplerinin bundan sonraki süreçte mülklerinin geleceğiyle ilgili nasıl bir yol izleyeceğini de netleştirdi. “Riskli yapı” statüsündeki binanın tahliyesiyle birlikte, Beyoğlu’nun bu tarihi bölgesinde modern güvenlik standartlarına uygun yeni bir yapılaşmanın önü açılmış oldu.
