İran’ın İsrail’in Bnei Brak kentine yönelik gerçekleştirdiği son füze saldırısı bölgede büyük bir infiale yol açtı. En az 7 kişinin yaralandığı ve ağır hasarın meydana geldiği saldırıda kullanılan füzelerin niteliği hakkındaki iddialar ise dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
İsrail ile İran arasındaki gerilim, Bnei Brak kentine düzenlenen füzeli saldırıyla birlikte yeni bir boyuta taşındı. Akşam saatlerinde gerçekleşen saldırı anında kent genelinde siren sesleri yükselirken, halk büyük bir panik içerisinde sığınaklara akın etti. Füzelerin yerleşim yerlerine isabet etmesi sonucu bölgedeki pek çok binada yapısal hasar oluşurken, sokaklarda park halinde bulunan araçlar kullanılamaz hale geldi.
Bnei Brak sokaklarında dehşet anları ve yaralıların durumu
Saldırının hemen ardından olay yerine ulaşan İsrail acil yardım ekipleri, enkaz altında kalan ve şarapnel parçalarıyla yaralanan sivillere müdahale etti. Sağlık kaynaklarından alınan bilgilere göre, saldırı sonucunda en az 7 kişi yaralanarak çevredeki hastanelere sevk edildi. Yaralıların tedavi süreçleri devam ederken, güvenlik güçleri saldırının gerçekleştiği bölgeleri kordon altına alarak geniş çaplı bir inceleme başlattı. Patlamanın şiddetiyle çevredeki evlerin pencerelerinin indiği ve altyapıda ciddi hasarların meydana geldiği bildirildi.
Füzelerde misket bombası mı kullanıldı?
Saldırının teknik detayları incelenirken İsrail basınından gündemi sarsacak bir iddia ortaya atıldı. Bazı yerel medya kuruluşları, İran tarafından fırlatılan füzelerden birinin misket bombası taşıdığını öne sürdü. Bu iddia, saldırının geniş bir alanda çok sayıda sivil kayba yol açma potansiyeli taşıması nedeniyle uluslararası hukuk çerçevesinde büyük bir tartışma başlattı. Sahadaki mühimmat kalıntıları üzerinde yapılan incelemelerin sonuçları merakla beklenirken, bu durumun bölgedeki askeri hareketliliği daha da artırabileceği öngörülüyor.
İsrail ordusu ve savunma birimleri, saldırının kaynağına ve kullanılan mühimmatın türüne dair kapsamlı bir rapor hazırlıyor. Bölgedeki stratejik noktaların savunma sistemleri tarafından korunup korunmadığına dair detaylar netleşmezken, sivil yerleşim yerlerinin bu denli doğrudan hedef alınması gerilimin daha da tırmanacağına dair sinyaller veriyor.
