On bir ayın sultanı Ramazan’ın ikinci gününde hem hafif hem de oldukça besleyici bir iftar yemeği arayışında olanlar için yumurtalı pazı kavurma eşsiz bir seçenek sunuyor. Sofralarınıza bereket ve lezzet katacak olan bu geleneksel tarifin tüm detaylarını ve en pratik yapılış yöntemlerini sizler için bir araya getirdik.
Ramazan ayının manevi atmosferi sofralarda paylaşılan lezzetlerle pekişirken, ikinci günün iftar menüsünde hafiflik ön plana çıkıyor. Uzun süren açlığın ardından mideyi yormayacak ancak enerji verecek bir başlangıç yapmak isteyenler rotasını pazı bitkisine çeviriyor. “Ramazan’ın ikinci gününde sofralarınıza lezzet katacak yumurtalı pazı kavurma tarifi ile karşınızdayız.” diyerek bu harika lezzetin yolculuğuna başlıyoruz.
Yumurtalı Pazı Kavurmanın Hazırlanış Süreci
Pazı kavurması yaparken öncelikle taze pazıların bol suda yıkanması ve sap kısımlarıyla yapraklarının birbirinden ayrılması gerekiyor. İnce ince doğranan soğanlar zeytinyağında pembeleşinceye kadar kavrulurken, üzerine önce pazı sapları ekleniyor. Saplar hafifçe yumuşadıktan sonra yapraklar da tencereye dahil edilerek kendi suyunda pişmeye bırakılıyor. Bu aşamada tuz ve pul biber gibi baharatlarla lezzet dengesi kuruluyor.
Pazılar tamamen söndüğünde ve suyunu çektiğinde, tencerenin içinde küçük havuzlar açılıyor. Bu boşluklara kişi sayısına göre yumurtalar tek tek kırılıyor. Tencerenin kapağı kapatılarak yumurtaların akları tamamen beyazlaşana, sarıları ise istenilen kıvama gelene kadar pişirme işlemine devam ediliyor. Sıcak servis edilmesi önerilen bu yemek, iftar sofrasında hem ana yemek hem de tamamlayıcı bir lezzet olarak yerini alıyor.
Lezzeti Artıran Küçük Sırlar
Pazı kavurmasının en büyük püf noktası, pazıların besin değerini kaybetmemesi için çok yüksek ateşte uzun süre öldürülmemesidir. Ayrıca yumurtaları kırmadan hemen önce tencereye ekleyeceğiniz bir miktar tereyağı, yemeğin aromasını çok daha zengin bir hale getirecektir. İsteğe bağlı olarak üzerine gezdirilecek sarımsaklı yoğurt, bu tarifi bir iftar klasiğine dönüştürmek için en ideal dokunuşlardan biri olarak kabul ediliyor.
