Beyaz Saray’da bir araya gelen Donald Trump ve Binyamin Netanyahu, İran’a yönelik ekonomik baskı çemberini daraltmak için dev bir plan üzerinde uzlaştı. Özellikle Çin’e yapılan petrol satışlarını hedef alan bu hamlenin ardından Trump’ın yeni bir anlaşma ihtimaline dair sözleri ise diplomasi koridorlarında büyük ses getirdi.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail hattında İran’a yönelik stratejik hamleler yeniden şekilleniyor. ABD basınına yansıyan bilgilere göre, Donald Trump ve Binyamin Netanyahu arasında gerçekleşen kritik görüşmenin ana gündem maddesini Tahran yönetiminin can damarı olan petrol ihracatı oluşturdu. İki liderin, İran’ın bölgedeki etkisini kırmak adına ekonomik izolasyonu en üst seviyeye çıkarma konusunda tam bir mutabakata vardığı belirtiliyor.
İran’ın Petrol Gelirleri Hedef Tahtasında
Görüşmenin en dikkat çekici detaylarından biri, İran’ın en büyük müşterisi konumundaki Çin ile olan ticari ilişkileri oldu. Trump ve Netanyahu, İran’ın Çin’e gerçekleştirdiği petrol satışlarını durdurmak ya da ciddi oranda azaltmak için yeni bir yol haritası belirledi. Bu planın, İran ekonomisi üzerindeki baskıyı daha önce görülmemiş bir seviyeye taşıması beklenirken, enerji piyasalarının bu baskıya nasıl tepki vereceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.
Trump’tan Yeni Anlaşma Sinyali Mi Geliyor
Ekonomik baskı planı masada tüm ağırlığıyla dururken, Trump’ın diplomatik kapıları tamamen kapatmadığı da görüldü. Görüşmenin ardından yetkililer tarafından aktarılan bilgilere göre, Trump’ın İran ile gelecekte yeni bir anlaşma yapılıp yapılamayacağı konusundaki tutumu oldukça temkinli ancak denemeye açık bir görüntü sergiledi. Trump, İran ile olası bir uzlaşı ihtimaline ilişkin olarak “Mümkün olup olmadığını göreceğiz, bir deneyelim” ifadelerini kullanarak sürecin gidişatına göre pozisyon alacağını net bir şekilde ortaya koydu.
Bu açıklamalar, bir yandan ekonomik yaptırımların dozunun artırılacağını gösterirken, diğer yandan Tahran yönetiminin atacağı adımlara göre masaya dönüş ihtimalinin hala bir seçenek olarak masada tutulduğuna işaret ediyor. Beyaz Saray’ın önümüzdeki dönemde Çin üzerinden yürüteceği diplomasi trafiği, bu stratejik planın başarısında belirleyici rol oynayacak.

