Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesini kurarak eğitimde devrim yaratan Prof. Dr. İhsan Doğramacı, yükseköğretimdeki reformlarıyla anılmaya devam ediyor. Bilim ve akademi dünyasında bıraktığı kalıcı izlerle tanınan Doğramacı, sadece bir akademisyen değil, aynı zamanda Türkiye’nin modern eğitim vizyonunu şekillendiren en önemli figürlerden biri olarak kabul ediliyor.
Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Türk eğitim sisteminde vakıf üniversitesi kavramını literatüre sokan ve bu alanda somut adımlar atan ilk isimdir. Bilkent Üniversitesi’nin kuruluşuyla birlikte, Türkiye’deki yükseköğretim anlayışında köklü bir dönüşümün fitilini ateşlemiştir. Onun vizyonu, sadece fiziksel binalar inşa etmek değil, uluslararası standartlarda rekabet edebilecek bir akademik ekosistem yaratmaktı. Bu vizyon, bugün Türkiye’deki pek çok özel ve vakıf üniversitesinin temel çalışma prensiplerine de ilham kaynağı olmuştur.
Vakıf üniversiteleri ve eğitimde yeni bir dönem nasıl başladı
Doğramacı’nın en büyük başarılarından biri, devlet üniversitelerinin dışındaki alternatif eğitim modellerinin önünü açmasıdır. 1984 yılında kurulan Bilkent Üniversitesi, Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesi olma özelliğiyle tarihe geçmiştir. Bu girişim, yükseköğretimde kalitenin artmasına ve dünya genelinde tanınan bir eğitim modelinin Türkiye’de hayat bulmasına olanak sağlamıştır. Doğramacı, eğitimin sadece bir diploma süreci değil, evrensel bilgiye ulaşma aracı olduğunu her fırsatta dile getirmiştir.
Akademik kariyerden uluslararası başarıya uzanan yolculuk
Tıp alanındaki uzmanlığıyla da bilinen İhsan Doğramacı, çocuk sağlığı ve hastalıkları konusundaki çalışmalarıyla dünya çapında takdir toplamıştır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF gibi uluslararası kuruluşlarda üstlendiği kritik görevler, onun vizyonunun sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını kanıtlar niteliktedir. Akademik disiplini ve kurumsallaşmaya verdiği önem, bugün kurduğu kurumların hala zirvede yer almasının en temel sebebidir. O, bilginin paylaşılması ve kurumsallaşması gerektiğine inanan bir liderdi.
Gelecek nesillere bırakılan büyük mirasın etkileri
Bugün İhsan Doğramacı denildiğinde akla gelen ilk şey, sarsılmaz bir kararlılık ve eğitim aşkıdır. Onun başlattığı reform süreci, Türkiye’de yükseköğretimin daha geniş kitlelere nitelikli eğitim ulaştırılmasına zemin hazırlamıştır. “Türkiye’nin ilk vakıf üniversitesini kurarak eğitimde devrim yaratan Prof. Dr. İhsan Doğramacı, yükseköğretimdeki reformlarıyla anılmaya devam ediyor.” ifadesi, onun hayatının ve vizyonunun en kısa özeti niteliğindedir. Kurduğu üniversite ve yetiştirdiği binlerce öğrenci, onun eğitimdeki devriminin en canlı kanıtları olarak yaşamaya devam etmektedir.
