Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Uçakta yapılan canlı bomba şakası pahalıya mı patladı ve mahkeme hangi cezayı verdi

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda uçağa binen bir yolcunun yaptığı canlı

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda uçağa binen bir yolcunun yaptığı canlı bomba şakası adliyede bitti. Uçağın kalkışını engelleyen ve yolculara korku dolu anlar yaşatan şahıs hakkında verilen hapis cezası ise havacılık dünyasında yankı uyandırdı.

İstanbul Sabiha Gökçen – Şanlıurfa seferini gerçekleştirmeye hazırlanan uçakta, akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. Yolculardan birinin uçak içerisinde “canlı bombayım” şeklinde beyanda bulunmasıyla başlayan süreç, hem uçuş güvenliğini tehlikeye attı hem de büyük bir operasyonun fitilini ateşledi. Şaka olduğu iddia edilen bu sözler, uçağın havalanmasını engellerken yolcuların da büyük bir panik yaşamasına neden oldu.

Havalimanında Güvenlik Alarmı Verildi

Söylenen sözlerin ardından uçuş ekibi durumu vakit kaybetmeden emniyet birimlerine bildirdi. Güvenlik protokolleri gereği uçak içerisinde ve bagajlarda geniş çaplı bomba araması yapıldı. Operasyon kapsamında olayla bağlantılı olduğu tespit edilen 2 şahıs polis ekiplerince gözaltına alınarak adli makamlara sevk edildi. Yapılan incelemeler sonucunda herhangi bir patlayıcı maddeye rastlanmazken, uçuşun saatlerce gecikmesi ve yaşanan korku dolu bekleyiş süreci hafızalara kazındı.

Mahkemeden Emsal Teşkil Edecek Karar Çıktı

Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte, sanığın eylemi “Hava ulaşım aracının hareket etmesini engellemek” suçu kapsamında değerlendirildi. Mahkeme heyeti, toplumsal huzuru bozan ve ulaşım güvenliğini ciddi şekilde sekteye uğratan bu davranışın cezasız kalmaması gerektiğine hükmetti. Yargılama sonucunda sanığa, yaptığı tehlikeli şaka nedeniyle 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Bu karar, havalimanlarında ve uçuş esnasında yapılan asılsız ihbarların ne kadar ağır hukuki sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha kanıtlamış oldu.