Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Council on Foreign Relations: İran savaşı, süper güçlerin vekalet savaşına mı dönüşecek?

İran, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir kırılma noktası mı olacak? İran savaşı, süper güçlerin vekalet savaşına mı dönüşecek?

 İran, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir kırılma noktası

İngiltere merkezli düşünce kuruluşlarından Council on Foreign Relations’da, ABD-İsrail ve İran arasında devam eden savaşın, arka planında şekillenen küresel rekabetin ve bu sürecin dünyaya olası etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Küresel arenadaki büyük güç rekabetinin, Ukrayna’da olduğu gibi çok sayıda çatışma alanında vekalet davaşlarına döndüğüne dikakt çekilen analizde, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin Kore ve Vietnam’da, ABD’nin ise Afganistan’da izlediği stratejiler üzerinden İran savaşının da okunabileceği tespiti yapıldı.

Analizde ayrıca; İran savaşının artık, yalnızca Orta Doğu’nun değil, küresel güç dengesinin yeniden şekillendiği bir kırılma anı olarak okunması gerektiği tespiti yapıldı.

İşte Council on Foreign Relations’da yayınlanan analiz:

Büyük güç rekabetinin doğrudan çatışmadan ziyade vekalet savaşları üzerinden yürütülmesi artık uluslararası sistemin yerleşik bir pratiği haline gelmiş durumda. Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin Kore ve Vietnam’da, ABD’nin ise Afganistan’da izlediği stratejiler bunun en açık örnekleriydi.

Council on Foreign Relations: İran savaşı, süper güçlerin vekalet savaşına mı dönüşecek?

Bugün İran savaşı da benzer bir çerçevede şekilleniyor. İsrail ve ABD ile İran arasında yaşanan çatışma, yalnızca bölgesel bir kriz değil; aynı zamanda Rusya ve Ukrayna’nın da kendi çıkarları doğrultusunda müdahil olduğu çok katmanlı bir güç mücadelesine dönüşmüş durumda.

Rusya’nın İran üzerinden sahaya dönüşü

Rusya’nın İran ile uzun yıllara dayanan stratejik ilişkisi, Moskova’nın bu savaşta dolaylı ama kritik bir rol üstlenmesine zemin hazırlıyor. Vladimir Putin yönetiminin Tahran’a uydu görüntüleri ve İHA desteği sağladığı iddiaları, savaşın teknik boyutunu doğrudan etkileyen bir unsur haline gelmiş durumda.

Council on Foreign Relations: İran savaşı, süper güçlerin vekalet savaşına mı dönüşecek?

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin açıklamalarına göre Rus uyduları; Diego Garcia’daki ABD-İngiltere üssü, Kuveyt Havalimanı, Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Üssü ve Katar’daki El-Udeyd gibi kritik noktaları görüntüledi. İran’ın bu hedeflere yönelik yüksek hassasiyetli saldırıları, bu istihbarat desteğinin sahadaki karşılığı olarak okunabilir.

27 Mart’ta Prens Sultan Üssü’ne yapılan saldırıda bir E-3 Sentry AWACS uçağının imha edilmesi ve erken uyarı radarlarının hedef alınması, İran’ın kapasitesinin ötesinde bir hassasiyet düzeyine işaret ediyor. Bu durum, Rusya ve muhtemelen Çin desteği olmadan bu ölçekte bir operasyonun zor olacağı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.

Tersine dönen askeri tedarik zinciri

Geçmişte Rusya, Ukrayna savaşında kullanmak üzere İran’dan Şahed tipi kamikaze İHA’lar temin etmişti. Ancak bugün tablo tersine dönmüş durumda. Rusya artık bu sistemlerin daha gelişmiş versiyonlarını üretip İran’a gönderen bir aktöre dönüşüyor.

Council on Foreign Relations: İran savaşı, süper güçlerin vekalet savaşına mı dönüşecek?

Özellikle jet motorlu varyantların geliştirilmesi, iki ülke arasındaki askeri-teknolojik iş birliğinin derinleştiğini ve bunun sahadaki etkisinin giderek arttığını gösteriyor.

Washington’un çelişkili yaklaşımı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’nın İran’a verdiği destek karşısındaki görece pasif tutumu dikkat çekiyor. Trump, Putin’in İran’a yardım ettiğini kabul etmekle birlikte bunu “karşılıklı bir durum” olarak nitelendirerek normalleştirme eğilimi gösteriyor.

Council on Foreign Relations: İran savaşı, süper güçlerin vekalet savaşına mı dönüşecek?

Buna karşın Washington’un Avrupa müttefiklerine Hürmüz Boğazı’nı açma konusunda baskı yapması, ABD’nin stratejik öncelikleri ile müttefiklerinden beklentileri arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğunu ortaya koyuyor.

Daha da dikkat çekici olan ise ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları gevşetmesi. Bu karar, savaş nedeniyle yükselen petrol fiyatlarıyla birleştiğinde Moskova’ya ciddi bir ekonomik alan açıyor. Nitekim Kremlin’in bütçe kesintilerinden vazgeçmesi, artan enerji gelirlerine duyulan güvenin bir göstergesi.

Ukrayna’nın asimetrik karşı hamlesi

ABD’nin Rusya üzerindeki baskıyı sınırlı tutması, Ukrayna’yı daha bağımsız ve agresif adımlar atmaya itmiş durumda. Uzun menzilli Ukrayna İHA’larının Baltık kıyılarındaki Rus petrol altyapısını hedef alması, Moskova’nın enerji gelirlerini doğrudan hedef alan bir stratejiye işaret ediyor.

Council on Foreign Relations: İran savaşı, süper güçlerin vekalet savaşına mı dönüşecek?

Bu saldırıların Rusya’nın petrol sevkiyat kapasitesini yüzde 40 oranında düşürdüğü iddiaları, savaşın ekonomik boyutunun ne kadar kritik hale geldiğini gösteriyor.

Körfez ile Ukrayna arasında yeni savunma hattı

Ukrayna yalnızca Rusya’ya karşı değil, aynı zamanda İran tehdidine karşı Körfez ülkeleriyle de yeni bir iş birliği geliştirmekte. Zelenskiy’nin Suudi Arabistan, BAE ve Katar ile yaptığı anlaşmalar, savaşın coğrafi sınırlarının genişlediğini ortaya koyuyor.

Council on Foreign Relations: İran savaşı, süper güçlerin vekalet savaşına mı dönüşecek?

Özellikle düşük maliyetli Ukrayna hava savunma İHA’larının, yüksek maliyetli Patriot sistemlerine alternatif olarak sunulması, modern savaşın maliyet-etkinlik dengesini yeniden tanımlıyor.

Bu iş birliği karşılığında Ukrayna’nın Körfez sermayesini savunma sanayisine çekme hedefi, savaşın aynı zamanda bir sanayi ve yatırım rekabetine dönüştüğünü gösteriyor.

Genel tabloya bakıldığında, İran savaşı Rusya için çok boyutlu bir kazanç üretmiş durumda. Artan petrol gelirleri, ABD’nin mühimmat stoklarını tüketmesi ve Ukrayna’ya ayrılabilecek kaynakların azalması, Moskova’nın elini güçlendiriyor.

Ancak Ukrayna’nın geliştirdiği asimetrik stratejiler ve yeni ortaklıklar, bu avantajı dengelemeye yönelik bir karşı hamle niteliği taşıyor.

Sonuç

İran merkezli çatışma, klasik bir bölgesel savaşın çok ötesine geçerek küresel güç rekabetinin yeni bir cephesi haline gelmiş durumda.

Council on Foreign Relations: İran savaşı, süper güçlerin vekalet savaşına mı dönüşecek?

Rusya’nın dolaylı müdahalesi, ABD’nin çelişkili politikaları ve Ukrayna’nın genişleyen stratejik hamleleri, bu savaşın aslında çok aktörlü bir vekalet savaşı olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.

Bu çerçevede İran savaşı, yalnızca Orta Doğu’nun değil, küresel güç dengesinin yeniden şekillendiği bir kırılma anı olarak okunmalıdır.