Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Sadece bir motor sesine aşık olan hastanın gizemi ne ve bu yeni bir demans türü mü

68 yaşındaki bir hastanın sadece belirli bir uçak motorunun sesine

68 yaşındaki bir hastanın sadece belirli bir uçak motorunun sesine karşı geliştirdiği sıra dışı hayranlık tıp dünyasını şaşkına çevirdi. Uzmanlar, bu vakanın hafıza kaybıyla değil kişilik değişimleriyle ortaya çıkan ve “sağ temporal varyant” olarak adlandırılan yepyeni bir demans türünün en önemli işareti olabileceğini belirtiyor.

Demans dendiğinde toplumun büyük bir kesiminin aklına ilk gelen semptom hafıza kaybı olsa da tıp dünyasından gelen son haberler bu algıyı tamamen değiştirecek nitelikte. Yeni yayımlanan bir vaka çalışması, nadir görülen bir demans türüne sahip 68 yaşındaki bir erkeğin belirli bir motor sesine karşı geliştirdiği yoğun hayranlığı mercek altına aldı. Araştırmacılar, bu ilginç bulgunun yakın zamanda tanımlanan bir demans sendromunun en belirgin özelliği olabileceğini ifade ediyor.

Günlük yaşamı sekteye uğratacak kadar ciddi bilişsel sorunları tanımlayan genel bir terim olan demans, her hastada aynı şekilde seyretmiyor. En yaygın tür olan Alzheimer hastalığı genellikle unutkanlıkla ilişkilendirilse de farklı demans türleri çok daha çeşitli ve şaşırtıcı belirtilerle kendini gösterebiliyor.

Uçak motoru sesine duyulan beklenmedik hayranlık

Araştırmacıların “CP” olarak adlandırdığı 68 yaşındaki hasta, Spitfire savaş uçaklarının motor seslerine karşı daha önce hiç görülmemiş, sıra dışı bir ilgi geliştirdi. Hastanın eşi, bu durumu demans teşhisinden yaklaşık iki yıl önce fark etti. Bir havaalanına yakın yaşayan CP, eski savaş uçakları evlerinin üzerinden geçtiğinde yaptığı her işi bırakıp dışarı koşuyor, uçaklara el sallıyor ve o özel motor sesini duyduğunda mutluluktan gözyaşı döküyordu. İşin en dikkat çekici yanı ise hastanın daha önce böyle bir ilgisinin hiç olmamasıydı.

Bu tutkunun son derece spesifik olması bilim insanlarını şaşırtan bir diğer detay oldu. CP diğer uçak seslerine hiçbir tepki vermiyor, genel olarak havacılığa veya araçlara özel bir merak göstermiyordu. Ancak seslere karşı duyarlılığı sadece hayranlıkla sınırlı kalmadı. Zamanla kuş seslerinden ve tiz sesli insanlardan rahatsız olmaya başlayan hasta, müzik konusunda da aşırı seçici hale geldi. Artık cover parçaları sevmiyor, yalnızca eserlerin orijinal kayıtlarını dinlemeyi tercih ediyordu.

Frontotemporal demans ve kişilik değişimleri

Hastalık sürecinde motor seslerine duyulan ilginin yanı sıra CP’de belirgin kişilik değişimleri de baş gösterdi. Daha sinirli ve huysuz bir yapıya bürünen hasta, çevresine karşı duygusal olarak uzaklaştı ve sosyal davranışlarını kontrol etmekte zorlanmaya başladı. Aile içinde yaşanan bir ölüme karşı tamamen kayıtsız kalması veya başkalarının sözünü sürekli kesmesi, hastalık öncesi karakteriyle tamamen zıt davranışlar olarak kayda geçti.

Zamanla mizah anlayışını kaybeden ve tatlı yiyeceklere karşı aşırı bir düşkünlük geliştiren CP, satranç ve kelime bulmacalarına karşı da takıntılı bir ilgi duymaya başladı. Tüm bu süreçte dikkat çekici olan nokta ise hastanın hafızasında veya dil yetilerinde hiçbir belirgin sorun yaşanmamasıydı. Frontotemporal demansın bilinen türleri olan davranışsal varyant, akıcı olmayan varyant ve semantik varyanttan farklı özellikler gösteren bu durum, araştırmacıları yeni bir sınıflandırmaya yöneltti.

Sağ temporal varyant yeni bir tür mü

Belirtilerin başlamasından yaklaşık beş yıl sonra CP’ye davranışsal varyant frontotemporal demans teşhisi kondu. Ancak bilim insanları, hastanın aslında “sağ temporal varyant” olarak adlandırılan daha yeni bir alt tipe sahip olduğunu düşünüyor. Bu isim, beyin dokusu kaybının temel olarak sağ temporal lobda görülmesinden kaynaklanıyor. Beynin bu bölgesi, sosyal ipuçları gibi sözsüz bilgileri anlamlandırmada ve kavramlara anlam yüklemede kritik bir rol oynuyor. Yapılan beyin taramaları da CP’nin bu bölgesinde ciddi bir doku kaybı olduğunu kanıtladı.

Araştırmacılara göre bu vaka, demansın insanların sesleri algılama biçimini nasıl kökten değiştirebileceğini de kanıtlıyor. İşitme kaybı ile demans arasındaki ilişki uzun süredir biliniyor olsa da CP’nin durumu bu ilişkinin yönüne dair yeni tartışmalar başlattı. Medyada genellikle işitme kaybının demansı tetiklediği öne sürülse de bu vaka, demansın bizzat işitsel değişimlere ve seslere karşı takıntılı ilgilere neden olabileceğini gösteriyor.