Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte milyonlarca çalışanın zihnini meşgul eden “İşimi kaybedecek miyim?” sorusu, teknoloji dünyasının dev ismi Anthropic tarafından mercek altına alındı. Şirket, beyaz yakalı işlerinde yaşanabilecek olası bir istihdam krizini önceden tespit edebilmek adına devrim niteliğinde bir erken uyarı sistemi geliştirdiğini duyururken, güncel veriler beklenen büyük işsizlik dalgasının henüz istatistiklere yansımadığını ancak tehlike çanlarının özellikle belirli gruplar için çalmaya başladığını ortaya koyuyor.
Yapay zeka dünyasının en önemli aktörlerinden biri olan Anthropic, büyük dil modellerinin (LLM) iş gücü piyasası üzerindeki etkilerini ölçmek amacıyla hazırladığı yeni endeksini kamuoyuyla paylaştı. Anthropic ekonomistleri Maxim Massenkoff ve Peter McCrory tarafından yürütülen çalışma, yapay zekanın bugün itibarıyla işsizlik üzerinde sınırlı bir etki yarattığını gösterse de gelecekteki olası ekonomik sarsıntılar için kritik bir veri tabanı oluşturuyor. Şirketin CEO’su Dario Amodei de yapay zekanın yaratabileceği ekonomik dönüşümler konusunda en temkinli uyarılarda bulunan teknoloji liderleri arasında yer alarak bu çalışmanın önemine dikkat çekiyor.
Ekonomik Sarsıntılar İçin Erken Uyarı Sistemi
Anthropic bünyesinde görev yapan ekonomistler, bu sistemi henüz büyük çaplı yıkıcı etkiler ortaya çıkmadan hayata geçirdiklerini vurguluyor. Massenkoff ve McCrory, yaptıkları açıklamada sistemin amacını şu sözlerle ifade ediyor: “Bu temeli şimdiden atarak, gelecekte ortaya çıkabilecek ekonomik sarsıntıları sonradan yapılan analizlere göre daha güvenilir biçimde tespit etmeyi umuyoruz” Bu yaklaşım, teknolojinin iş dünyasına entegrasyonu sırasında yaşanacak değişimlerin anlık olarak takip edilmesini hedefliyor.
Geliştirilen ölçüm sistemi üç temel katman üzerinden analiz yapıyor. Bir mesleğin içerdiği spesifik görevlerin neler olduğu, bu görevlerin hangilerinin büyük dil modelleri tarafından ikame edilebileceği ve bu görevlerin günümüzde fiilen yapay zeka tarafından yapılıp yapılmadığı inceleniyor. Araştırma sonuçları, bir işin temel görevleri otomasyona ne kadar açıksa, o mesleğin yapay zekadan etkilenme riskinin o kadar arttığını gösteriyor.
Hangi Meslekler En Yüksek Risk Grubunda Yer Alıyor
Yayımlanan verilere göre, bazı meslek dalları yapay zekanın etki alanına çoktan girmiş durumda. En yüksek risk grubunda bulunan bilgisayar programcılarının görevlerinin yaklaşık yüzde 75’inin yapay zeka tarafından yapılabileceği belirtiliyor. Bu grubu müşteri hizmetleri temsilcileri, veri giriş çalışanları ve tıbbi kayıt uzmanları takip ediyor. Öte yandan, fiziksel emeğin ve insan varlığının ön planda olduğu aşçılık, cankurtaranlık ve bulaşıkçılık gibi mesleklerin yaklaşık yüzde 30’u “maruz kalma” eşiğinin altında kalarak şimdilik güvenli bölgede yer alıyor.
Araştırmacıların en dikkat çekici tespiti ise işsizlik oranları üzerine oldu. Yapay zekaya en çok maruz kalan meslek grupları ile bu teknolojiden görece korunmuş işlerde çalışanların işsizlik oranları arasında henüz uçurum yaratacak bir fark bulunmuyor. Çalışmada bu durum şu şekilde özetleniyor: “ChatGPT’nin yayımlanmasından bu yana iki grup arasındaki fark oldukça küçük ve istatistiksel açıdan anlamlı değil. Daha yüksek risk grubunun işsizlik oranı çok az artmış olsa da bu etki sıfırdan ayırt edilemiyor”
Genç Çalışanlar İçin İşe Alım Süreçleri Yavaşlıyor mu
Genel işsizlik rakamları henüz alarm vermese de araştırma, özellikle 22-25 yaş arası genç çalışanlar için endişe verici bir eğilimi gün yüzüne çıkardı. Veriler, yapay zekanın riskli olarak tanımladığı mesleklerde gençlerin işe alım süreçlerinde bir yavaşlama olduğunu işaret ediyor. Bu bulgu, yapay zekanın işten çıkarmalardan ziyade, ilk etapta giriş seviyesindeki kadroların istihdamını kısıtlayabileceğine dair güçlü bir kanıt sunuyor.
Anthropic, geliştirdiği bu yeni endeksin ekonomistler için bir yol haritası olacağını öngörüyor. Yapay zekanın bugünkü gerçek etkisi ile potansiyel gücü arasındaki büyük fark, ilerleyen yıllarda daha sert iş gücü dalgalanmalarının yaşanabileceğine dair bir işaret olarak yorumlanıyor. ABD United States Census Bureau gibi resmi kurumlar da bu değişimi yakalamak adına anket yöntemlerini güncelleyerek yapay zeka kullanımındaki artışı daha yakından izlemeye başladı.
Geçmişten Bir Ders Olarak Çin Şoku Örneği
Araştırmacılar, yapay zeka kaynaklı bir ekonomik şokun aniden ortaya çıkabileceği gibi, zamana yayılarak belirsiz bir şekilde de ilerleyebileceğini belirtiyor. Massenkoff, 2000’lerin başında yaşanan ve “Çin şoku” olarak adlandırılan ekonomik dönüşümün iş gücü üzerindeki yıkıcı etkilerinin ancak yıllar sonra netleştiğini hatırlatıyor. Benzer şekilde, yapay zekanın istihdam üzerindeki gerçek etkileri de başlangıçta istatistiklerde silik görünebilir ancak bu durum, derinden gelen büyük bir dalganın habercisi olma potansiyelini taşıyor.
