Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yapay zeka uzmanından ezber bozan çıkış şirketler için ideal çalışan sayısı gerçekten sıfır mı olacak

Bu haberin fotoğrafı yok

Siber güvenlik mühendisi ve yapay zeka uzmanı Daniel Miessler, iş dünyasında adeta deprem etkisi yaratan bir iddiayı gündeme taşıdı. Miessler’e göre şirketlerin nihai hedefi insan emeğini tamamen devre dışı bırakmak mı yoksa bu durum kaçınılmaz bir teknolojik dönüşümün parçası mı sorusu gündemin merkezine oturdu.

Siber güvenlik mühendisi ve yapay zeka savunucusu Daniel Miessler, iş dünyasında tartışma yaratan ve kimilerine göre “distopik” olarak nitelendirilen bir iddiayı kamuoyuyla paylaştı. Kendi bloğunda kaleme aldığı yazısında Miessler, insan işçilerin “modasının geçtiğini” ve bu gerçeği kabul ederek yapay zeka devrimine ayak uydurmamız gerektiğini savunuyor. Yapay zekanın artık her alanda varlık göstermesi, insan emeğinin geleceğine dair soru işaretlerini hiç olmadığı kadar artırıyor.

Sanayi Devrimi yapay zeka ile mi tamamlanacak

Fortune dergisine verdiği röportajda görüşlerini daha da netleştiren Miessler, “Sıfır derken gerçekten sıfır işçiyi kastediyorum. Fabrika işleri, makine başındaki işler… Yani normal çalışan insanlar. Şirketlerin ulaşmaya çalıştığı nihai rakam budur.” ifadelerini kullandı. Miessler’in temel tezlerine göre yapay zeka, “bir asırdır duraklayan Sanayi Devrimi’ni tamamlayacak” olan en kritik araç olarak öne çıkıyor.

Miessler, bir şirket için en “temiz ve mutlu” halin, hiçbir insan çalışana ihtiyaç duymadan operasyonlarını sürdürmesi olduğunu savunuyor. Uzmana göre şirket sahipleri ve yöneticileri, insanlara ödeme yapmak yerine tüm iş yükünü makinelerin üstlenmesini her zaman daha avantajlı bir seçenek olarak görüyor. Ancak bu yaklaşım, ekonomik sistemin nasıl işleyeceği konusundaki endişeleri de beraberinde getiriyor.

Yeni nesil feodalizm tehlikesi mi doğuyor

Miessler’in bu yaklaşımı, yapay zeka altyapısını ve modellerini kimin kontrol edeceği sorusunu yanıtsız bırakıyor. Eleştirmenler ise bu tablonun toplumu teknolojik bir feodalizme sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Bu karanlık senaryoya göre, tüm toplumun bir avuç teknoloji devine hizmet eden ve yapay zekaya bağımlı yaşayan “kiracılar” haline gelmesi işten bile değil.

Tartışmaya dahil olan Fransız çalışma sosyoloğu Juan Sebastian Carbonell ise meseleye farklı bir perspektiften yaklaşıyor. Carbonell, asıl sorunun teknolojinin işçilerin yerini alması değil, bu gücün çalışma koşullarını kötüleştirmek ve ücretleri baskılamak için bir koz olarak kullanılması olduğunu belirtti. Sosyoloğa göre, önümüzdeki dönemin asıl mücadelesi “insanın gereksizleşmesi” üzerine değil, “yeni teknolojilerin kimin çıkarlarına hizmet edeceği” üzerine verilecek.