Türkiye’nin en kritik davalarında düğümü çözen Adli Tıp Kurumu, uyuşturucu soruşturmalarının merkez üssü haline geldi. NTV ekibinden Dilek Yaman Demir ve Cahit Kazan’ın yerinde görüntülediği yüksek güvenlikli laboratuvarlarda, ünlü isimlerden gelen numuneler nasıl inceleniyor ve bir saç teli uyuşturucu kullanımını ne kadar süre sonra ele veriyor?
Türkiye’nin aylarca konuştuğu en önemli davalardaki kritik adımlar Adli Tıp Kurumu’nda atılıyor. Bir parmak izi, bir saç teli ya da tek bir damla kan, bazen koca bir davanın seyrini değiştirecek kadar çok şey anlatabiliyor. NTV ekibinden Dilek Yaman Demir ve Cahit Kazan, Adli Tıp Kurumu’ndaki bu hayati süreçleri yerinde gözlemleyerek kamuoyunun merak ettiği detaylara ulaştı. Özellikle son dönemde ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturmalarıyla gündemden düşmeyen kurum, adaletin tecellisinde adeta bir hakem rolü üstleniyor.
Binlerce dosya ve ünlü isimlerin rapor süreci nasıl işliyor
Sanatçılardan oyunculara, mankenlerden iş insanlarına kadar gözaltına alınan pek çok tanınmış isim, uyuşturucu testi için Adli Tıp Kurumu’nun yolunu tutuyor. Kurumda adeta birer karakutu gibi görülen dosyalar deşifre ediliyor ve en ufak ayrıntılar uzmanlar tarafından didik didik inceleniyor. 2025 yılında Adli Tıp Kurumu’nda 966 binden fazla dosya sonuca ulaştırılırken, son dönemde yaklaşık 100 bin civarında uyuşturucuyla ilgili dosyanın kuruma intikal ettiği belirtiliyor.
Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek, yürütülen çalışmaların hassasiyetine dikkat çekerek süreçle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Aslıyüksek, “Bizim raporlarımız delil niteliğinde olduğu için ilgili mahkeme ve savcılıklar tarafından yol gösterici kanaat verici nitelikte olduğu için hata yapmamak için özverili olmaya çalışıyoruz.” diyerek kurumun hata payını minimize etmek için nasıl bir titizlikle çalıştığını vurguladı.
Vücudun hafıza kartı uyuşturucu izini ne kadar süre saklıyor
Uyuşturucu kullanımına dair kanıtlar vücutta farklı sürelerde kalabiliyor. Adli Tıp uzmanları, alınan her örneği vücudun bir hafıza kartı gibi değerlendiriyor. Yapılan teknik analizlere göre uyuşturucunun izi saçtan geriye dönük olarak 1 yıla kadar tespit edilebilirken, tırnakta 3 ay, idrar örneğinde 1 ila 7 gün, kanda ise yaklaşık 1 gün boyunca iz sürülebiliyor. Sonuçlara bir saç teli, bir parça tırnak, idrar ya da kan örneğiyle ulaşan uzmanlar, modern bilimin tüm imkanlarını seferber ediyor.
Yapılan testlerin güvenilirliği konusunda net konuşan Dr. Hızır Aslıyüksek, sonuçların yanılma payının neredeyse yok denecek kadar az olduğunu belirtti. Aslıyüksek, ulaşılan sonuçların “Yüzde 99,9 oranında kesinlik arz ediyor, bu da 10 binde 1 hata riskimiz var.” ifadesini kullanarak, laboratuvarlardan çıkan raporların adli makamlar için ne kadar güçlü birer delil olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Şifreli kapılar ardındaki yüksek güvenlikli analiz süreci
Uyuşturucu testleri, rastgele bir ortamda değil, şifreli kapılarla girilen ve son teknoloji cihazların yer aldığı Kimya İhtisas Dairesi’nde gerçekleştiriliyor. Yüksek güvenlikli bu laboratuvarlarda test ve analiz süreçleri büyük bir gizlilik içerisinde yürütülüyor. Numunelerin kime ait olduğu ise tam bir sır gibi saklanıyor. Alınan örnekler tüplere yerleştirildikten sonra üzerine isim yerine şüphelilere ait özel kod numaraları veriliyor.
Bu yöntem sayesinde analizi yapan uzmanlar, ellerindeki numunenin hangi ünlü isme ya da şüpheliye ait olduğunu kesinlikle bilmiyor. Özel işlemlerden geçirilen analiz sonuçları en az üç gün içerisinde netleşiyor. Hazırlanan raporlar pozitif ya da negatif olarak sisteme işlenerek ilgili mahkeme ve savcılıklara gönderiliyor.

