Trabzon’un Of ilçesinde 2009 yılında çöp dökmek için evden çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan 9 yaşındaki Yusuf Kazdal’ın babası Tahir Kazdal, Gülistan Doku soruşturmasında adı geçen eski Vali Tuncay Sonel ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Yıllar sonra gelen bu şüphe, tozlu raflardaki kayıp dosyasını yeniden gündeme taşırken, “Aferin sen balığı baştan yakaladın” sözünün arkasındaki gizem merak ediliyor.
Türkiye’nin gündemini sarsan Gülistan Doku dosyasındaki son gelişmeler, Trabzon’da evladını kaybeden bir babanın zihnindeki soru işaretlerini yeniden canlandırdı. 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’nun dosyasında delil karartmakla suçlanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, Yusuf Kazdal’ın kaybolduğu 2009 yılında Of Kaymakamı olduğu ortaya çıktı. Baba Tahir Kazdal, o dönem kendileriyle yakından ilgilenen Sonel’in tavırlarını ve yaşanan tuhaflıkları ilk kez bu kadar açık bir şekilde dile getirdi.
Gülistan Doku Soruşturması Eski Kayıp Dosyalarını Nasıl Etkiliyor
Yusuf Kazdal, 30 Mart 2009 günü her zamanki gibi evinden çıkmış ancak bir daha geri dönmemişti. O günden bu yana evladının izini süren baba Tahir Kazdal, dosyanın seyrini değiştirebilecek detayları anlattı. Kazdal, o dönem yaşananları şu sözlerle ifade etti: “Oğlum Yusuf, 2009 yılında saat 10.00 sıralarında annesine dışarı çıkacağını söylemiş. Annesi de ondan çöpü atmasını istemiş. O da çöpü almış çıkmış, ben de inşaatta çalışıyordum. Öğle yemeğine eve geldim. Eşim Yusuf’un eve gelmediğini söyledi. Ben de ‘Çocuktur, gelir’ dedim.”
Arama çalışmalarının başladığı ilk saatlerde yaşanan bazı olayların bugün kendisinde kuşku uyandırdığını belirten Kazdal, “İşe geri döndüm keşke dönmeseydim. Akşam eve geldiğimde Yusuf hala yoktu. Yusuf’u aramaya başladık. Nerelere gittiğini arkadaşlarına sorduk. Onlar da saat 14.30’da Yusuf’un eve gitmek için yanlarından ayrıldığını söyledi. Saat 19.00’larda marketin önünde bir arkadaşım onu görmüş. Belediyeye ilan verdim.” diyerek sürecin nasıl başladığını aktardı.
Kaybolan Kamera Kayıtları ve Yanlış Pantolon Detayı Nedir
Soruşturmanın ilk günlerinde karşılaştıkları engellere dikkat çeken Tahir Kazdal, o dönem görevli bir subayın tavırlarını unutamadığını vurguladı. Kazdal, “O zamanlar bir subay vardı. Sabah olunca beni yanına çağırdı. Dere kenarında bir pantolon bulduğunu söyledi. Pantolon çok büyüktü, Yusuf’u uygun değildi ve zaten onun da değildi. Yusuf’u benden daha çok görüyordu. Neyi kapatmaya çalıştı bilinmez. Evimizin köşesinde manav vardı. Manavın kamerası bir gün öncesinde çalışıyor ama Yusuf’un kaybolduğu gün çalışmıyor.” ifadelerini kullandı.
Kamera kayıtlarının tam da olay günü “çökmesi” ve alakasız bir pantolonun delil gibi sunulması ailenin aklındaki soru işaretlerini artırdı. Kazdal, “Hesapta araştırmışlar, öyleymiş. O gün kameranın çöktüğünü söylediler. Bunlar aklımızda bir soru işareti oldu. Dosyamız kapanmış değil, savcımız araştırmalarına devam ediyor. İnşallah bir sonuç çıkar.” diyerek adaletin yerini bulmasını beklediğini söyledi.
Tuncay Sonel ve Balığı Baştan Yakaladın Sözünün Gizemi
Dönemin Of Kaymakamı olan ve daha sonra Tunceli Valiliği görevindeyken Gülistan Doku dosyasıyla anılan Tuncay Sonel ile olan diyaloğunu anlatan baba Kazdal, çok konuşulacak bir anısını paylaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları telefon görüşmesinin hemen ardından Sonel’in yanına geldiğini belirten Kazdal, olayı şöyle anlattı: “Tunceli Valisi bizim eski kaymakamımızdı. O zaman bizimle çok ilgilendi. Şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başbakandı. Milletvekili Abdulkadir Kart bizi telefonla Cumhurbaşkanımızla görüştürdü. Cumhurbaşkanımızla telefonda 10 dakikadan fazla görüşmemiz oldu. O soru sordu ben de cevapladım.”
Bu görüşmeden kısa süre sonra yaşananları ise şu sözlerle aktardı: “Telefon görüşmemiz bittikten sonra kapımız çaldı. Bir de baktım ki, o zamanın kaymakamı Tuncay Sonel geldi. ‘Aferin, sen balığı baştan yakaladın’ dedi. Biz de onu içeri davet ettik. ‘Balığı baştan yakaladın’ demesinin ne anlama geldiğini bilemiyorum. Bize o dönem ne derlerse inanıyoruz. Başımıza böyle acı bir olay geldi. O dönem bizimle ilgilendi.”
İyilik miydi Yoksa Bir Şeylerin Üstünü Kapatmak mıydı
Gülistan Doku dosyasındaki iddiaları duyduktan sonra huzursuz olduğunu dile getiren baba Kazdal, geçmişteki bu yakın ilginin nedenini sorgulamaya başladı. Kazdal, “Eşimin kafası dağılsın diye iyilikleri de olmuştu. Ancak iyilik miydi yoksa bir şeylerin üzerini kapatmak için miydi; onu da bilemiyoruz. Şu ana kadar şüphem yoktu. Tuncay Sonel ile babası vefat ettiğinde konuşmuş, mesajlaşmıştık. Şimdiki olayları duyunca benim de canım sıkıldı. Acaba diyorum öyle midir? Yine de inanamıyorum.” dedi.
Oğlunun akıbetine dair umudunu korumaya çalışan acılı baba, dosyanın yeniden derinlemesine incelenmesini talep ediyor. Özellikle o dönem görev yapan subayın ifadesinin kritik olduğunu belirten Kazdal, “Benim bir ümidim var. O da bana pantolonu gösteren subayın ifadesidir. ‘Onun ifadesi alındı’ dediler ama alınmadı. Subay olduğu için çekimser kaldık. Herhangi bir olay olur diye sesimiz çıkmadı ama Allah bilir. Bizim dosyaya el atılırsa memnun oluruz. Belki yurt dışına kaçmıştır, 18 yaşından sonra gelir ama yok. 18 yaşında, eve oğlum için seçmen kağıdı bile geldi ama o gelmedi.” sözleriyle konuşmasını noktaladı.
