Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra ortaya çıkan şok gerçek ne ve baş şüpheli Zainal Abakarov telefonundaki verileri neden sildi?

Bu haberin fotoğrafı yok

Gülistan Doku soruşturmasında yıllar sonra raftan indirilen dosyalardan kan donduran ayrıntılar çıkmaya devam ediyor. Genç kızın kaybolduğu dönemde baş şüpheli olan Zainal Abakarov’un adli emanetteki telefonunda yer alan verilerin özel bir programla silindiği tespit edilirken, şüphelinin “Biri telefonuma el koyulacağını söyledi” itirafı soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.

Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada çok kritik verilere ulaşıldı. Yıllardır karanlıkta kalan noktaların aydınlatılması için yeniden incelenen dosyada, ilk günden bu yana okların çevrildiği Zainal Abakarov’un telefon trafiği ve dijital izleri mercek altına alındı. Yapılan teknik incelemeler sonucunda, adli emanette bulunan şüpheli telefonundaki verilerin 1 ve 6 Mayıs 2020 tarihlerinde profesyonel bir yazılım kullanılarak kasıtlı olarak temizlendiği saptandı.

Zainal Abakarov’un çelişkili ifadeleri ve silinen mesajlar

Telefonundaki verilerin silinmesine ilişkin sorgulanan Zainal Abakarov, ifadesinde dikkat çeken savunmalar yaptı. Verilerin yok edilmesiyle ilgili bilgisinin olmadığını öne süren Abakarov, “Silme işlemini kimin, neden, ne amaçla yaptığını bilmiyorum” dedi. İşlemin yapıldığı tarihlerde cihazın kendisinde olmadığını iddia eden şüpheli, telefonun Antalya’da kendisinden alındığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bahse konu telefon ve SIM kart Antalya’da benden alındıktan sonra bir daha tarafıma teslim edilmedi. Telefon ve SIM kart hala bende değildir. WhatsApp uygulaması şifresini benden başka kimse de bilmez.”

Dijital incelemeler sadece telefon verilerinin silinmesiyle sınırlı kalmadı. 18 Nisan 2020 tarihinde telefondan Instagram şifresinin değiştirildiği ve hesabın kalıcı olarak kapatılması için sistem üzerinden işlemler yapıldığı belirlendi. Bu durum, delillerin karartılmaya çalışıldığı şüphelerini daha da güçlendirdi.

Polis koruması altındayken sızdırılan operasyon bilgisi

Soruşturmanın en can alıcı noktalarından biri ise şüphelinin telefonuna el koyulacağını önceden öğrenmiş olmasıydı. Abakarov, savcılık tarafından telefonuna el konulacağı bilgisinin kendisine sızdırıldığını itiraf etti. Şüpheli, bu süreci anlatırken “Telefonuma el koyulacağını, o dönem otelde kaldığımızda bizi koruyan polislerden birisi söyledi. Ancak kimin söylediğini bilmiyorum. Telefonumdaki yazışmaları silmiş olabilirim, bunu da hatırlamıyorum. Telefonumdaki mesajlarda beni zora sokacak ya da Gülistan’ın kaybına sebep olacak bir konu yoktu.” şeklinde konuştu.

Olayın yaşandığı dönemde Abakarov’un bir arkadaşına gönderdiği kısa mesajda “Yarın telefonuma el koyacaklar” yazdığı da dosya kayıtlarına girdi. Bu durum, soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiğini ve şüpheliye operasyonel bilgilerin önceden aktarıldığını gözler önüne serdi.

Bilirkişi raporundaki ısrarcı tavır ve tutuklama süreci

Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki son anlarına dair bilirkişi raporu, olayın rengini değiştiren bir diğer unsur oldu. 21 Temmuz 2020’de savcılığa sunulan raporda, Abakarov’un Gülistan Doku ile sokaktaki görüntülerine yer verildi. Uzmanlar, şüphelinin genç kızla “ihtar ve ikaz eder biçimde, fazlaca ısrarlı şekilde konuştuğu” yönünde görüş bildirdi. Buna rağmen o dönemde ifadesinin alınmaması ve tutuklama taleplerinin “hukuka uygun bulunmadığı” gerekçesiyle reddedilmesi kamuoyunda büyük tepki çekmişti.

Süreç içerisinde Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine Ebru Cansu’nun getirilmesiyle soruşturma yeni bir ivme kazandı. Dosyayı devralan yeni başsavcının incelemeleri sonucunda, Zainal Abakarov ve polis olan üvey babası Engin Yücer 18 Nisan 2026’da tutuklanarak cezaevine gönderildi. Dosya kapsamında ayrıca dönemin mülki amirleri ve emniyet mensupları dahil toplam 12 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, yurt dışına kaçtığı belirlenen şüpheliler hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.