Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan davada gözler yarın görülecek yeni duruşmaya çevrildi. Aralarında Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik, Cemil Tugay ve Rıza Akpolat’ın da bulunduğu 12 sanığın yargılandığı dosyada, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu mağdur sıfatıyla yer alırken, davanın seyri CHP içerisindeki siyasi dengeler açısından büyük önem taşıyor.
Siyasi yasak ve hapis istemi ile kimler yargılanıyor
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda oylamaya hile karıştırıldığı ve usulsüzlük yapıldığı iddiaları yargıya taşınmıştı. Hazırlanan iddianame kapsamında, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da bulunduğu 12 sanık hakim karşısına çıkıyor. Sanıklar hakkında, oylamaya hile karıştırma suçunu işledikleri iddiasıyla 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı kurultay delegelerinin suç duyurusu üzerine başlatılan hukuki süreçte, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu mağdur sıfatıyla dosyada yer alıyor. Davacılar, kurultay sürecinde delege iradesinin sakatlandığını ve sürecin hukuksuz ilerlediğini savunuyor.
Dava sürecinde mutlak butlan tartışmaları ne anlama geliyor
Davanın temel dayanaklarından birini, kurultayda yaşandığı öne sürülen rüşvet ve hile iddiaları oluşturuyor. Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve beraberindeki delegeler, 38’inci Olağan Kurultay’a şaibe karıştırıldığını öne sürerek delege oylarının rüşvet karşılığında satın alındığını iddia etmişti. Bu kapsamda farklı mahkemelerde açılan davalar, hukuki bir bütünlük sağlanması amacıyla 42’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirildi.
Davacı taraf, söz konusu kurultayın yok hükmünde yani “mutlak butlan” sayılması gerektiğini savunuyor. Eğer mahkeme bu yönde bir karar verirse, kurultay sonuçlarının iptal edilmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevine iade edilmesi gibi radikal sonuçların doğabileceği iddia ediliyor. Bu durum, ana muhalefet partisi içerisinde delege iradesinin hukuki yollarla yeniden tartışmaya açılmasına neden oluyor.
Son duruşmada hangi ara kararlar verilmişti
Davanın geçmişi 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşen 38’inci Olağan Kurultay ile 6 Nisan 2025’te yapılan 21. Olağanüstü Kurultay süreçlerine dayanıyor. Davaya ilişkin en son duruşma 1 Nisan tarihinde gerçekleştirilmişti. O duruşmada tarafların beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, önemli bir ara karara imza atmıştı.
Mahkeme, sanıklar arasında yer alan Özgen Nama’nın ifadesinin henüz alınmamış olması sebebiyle, savunmanın bir sonraki celsede tamamlanmasına hükmetmişti. Bu karar doğrultusunda duruşma yarın görülmek üzere ertelenmişti. Yarın yapılacak olan duruşmada eksik ifadelerin tamamlanması ve davanın esasına yönelik yeni delillerin değerlendirilmesi bekleniyor. Siyaset dünyasının odaklandığı bu kritik duruşmadan çıkacak sonuçlar, CHP’nin mevcut yönetim meşruiyeti üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirebilir.
