Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İstanbul Bilgi Üniversitesi kapatıldı mı binlerce öğrenciyi ve akademisyeni şimdi ne bekliyor

Bu haberin fotoğrafı yok

Resmi Gazete’de yayımlanan şok kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni resmen kaldırıldı. Can Holding’e yönelik soruşturma ve vakfa kayyum atanmasıyla başlayan krizde yeni bir döneme girilirken, binlerce öğrenci ve akademisyenin akıbeti büyük bir merak konusu oldu. Peki, tarihi kararın ardından eğitim süreci nasıl işleyecek ve garantör üniversite sistemi nasıl devreye girecek?

Türkiye yükseköğretim dünyasında taşları yerinden oynatacak çok kritik bir gelişme yaşandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu karar, geçen yıl üniversitenin bağlı olduğu vakfa kayyum atanmasıyla başlayan sancılı sürecin en somut ve radikal adımı olarak değerlendiriliyor.

Sürecin arka planı, 2025 yılında Can Holding’e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) şirkete bağlı bazı kurumlara el koymasıyla başlamıştı. El konulan bu kurumlar arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin bağlı olduğu Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı da yer alıyordu. Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla vakfı yönetmek üzere bir kayyum heyeti atanmış ve üniversitenin mevcut mütevelli heyetinin görevine son verilmişti. YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve avukat Mehmet Çiçek’ten oluşan heyet o dönem göreve başlayarak idari kontrolü ele almıştı.

Üniversite fiilen kapanıyor mu

Kayyum atamasının ardından üniversite yönetimi tarafından yapılan ilk açıklamalarda, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin hiçbir kesintiye uğramadan devam edeceği, öğrencilerin ve çalışanların haklarında herhangi bir kayıp veya değişiklik yaşanmayacağı vurgulanmıştı. Ancak Resmi Gazete’de yayımlanan son karar, köklü eğitim kurumunun faaliyetlerinin resmen durdurulduğunu net bir şekilde ortaya koydu.

Hukuki açıdan bakıldığında bu “Faaliyet durdurma” kararı, teknik olarak üniversitenin fiilen kapanma sürecine girdiği anlamına geliyor. Ancak bu durum, halihazırda eğitim gören binlerce öğrencinin eğitim hayatının bir anda yarıda kalacağı şeklinde yorumlanmamalı. Vakıf üniversitelerinde faaliyet izninin kaldırılması durumunda, öğrencilerin mağdur olmaması adına Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatında yer alan yasal güvenceler devreye giriyor.

Garantör üniversite devreye giriyor ve süreç nasıl işleyecek

YÖK mevzuatına göre, faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerinin öğrencileri, daha önceden belirlenmiş olan garantör üniversitenin himayesine geçiyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi için garantör kurum olarak Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi belirlenmişti. Yeni süreçle birlikte, üniversiteye artık yeni öğrenci alımı tamamen durdurulacak.

Mevcut öğrencilerin ise eğitimlerini garantör üniversite olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi çatısı altında tamamlaması öngörülüyor. Öğrenciler eğitimlerini tamamladıklarında diplomalarını da devralan bu köklü devlet üniversitesinden alacaklar. Diğer taraftan, üniversitede görev yapan akademik ve idari personelin gelecekteki durumunun ne olacağı, iş akitlerinin ve haklarının nasıl şekilleneceği ise önümüzdeki günlerde YÖK ve yeni yönetim tarafından belirlenecek.