İstanbul’un en köklü eğitim kurumlarından Özel İtalyan Lisesi’nde Türk öğretmenlerin başlattığı grevde 100 gün geride kalırken kriz giderek derinleşiyor. Ücret eşitsizliği ve hukuki belirsizlikler nedeniyle ders başı yapamayan eğitimciler haklarını ararken, çocuklarının eğitim yılını kaybetmesinden korkan veliler Milli Eğitim Bakanlığı’ndan acil çözüm bekliyor.
İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde faaliyet gösteren Özel İtalyan Lisesi’nde sular durulmuyor. Türk öğretmenlerin, okul yönetiminin sunduğu düşük zam teklifi ve İtalyan meslektaşlarıyla aralarındaki maaş uçurumu nedeniyle başlattıkları direniş kritik bir eşiğe ulaştı. Tam 100 gündür süren bu grev süreci, sadece öğretmenleri değil, okulun tüm paydaşlarını derinden etkilemiş durumda. Süreç devam ederken Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geçici olarak görevlendirilen 12 öğretmenin, mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararı sonrası okuldan ayrılması ise bardağı taşıran son damla oldu.
Öğretmenler İtalya Başkonsolosluğu’na yürüdü
Haklarını arayan Türk öğretmenler, grevin 100. gününde seslerini duyurmak için lisenin önünde bir araya geldi. Buradan İtalya Başkonsolosluğu’na kadar bir yürüyüş gerçekleştiren eğitimciler, yaşadıkları süreci ve okul yönetiminin tavrını sert bir dille eleştirdi. Yapılan basın açıklamasında, yönetimin kendilerine sunduğu tekliflerin hukuki bir geçerliliği olmadığı vurgulandı.
Eğitimciler yaptıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bize, Türk hukukunu yok sayan, hiçbir bağlayıcılığı olmayan, niyet beyanı niteliğinde bir metin imzalatmak istediler.” Okul önünde oturma eylemine devam eden öğretmenler, taleplerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, “Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Çocuklarımıza adaletin ve bilimin ışığında eğitim veren öğretmenlerimizin onuru, hakları ucu açık niyet mektuplarına veya birilerinin lütfuna emanet edilemez.” diyerek kararlılıklarını dile getirdiler.
Veliler çocuklarının geleceği için endişeli
Krizin merkezinde kalan bir diğer kesim ise öğrenci velileri oldu. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan aileler, çocuklarının anayasal eğitim hakkının engellendiğini savunarak devletin devreye girmesini istedi. Özellikle mezuniyet aşamasındaki öğrencilerin büyük bir mağduriyet yaşadığına dikkat çeken veliler, belirsizliğin bir an önce son bulması için çağrıda bulundu.
Veliler adına yapılan ortak açıklamada durumun vahameti şu sözlerle anlatıldı: “400 öğrenci koca bir eğitim yılını kaybetme riskiyle karşı karşıyadır. 12’nci sınıf öğrencilerimiz mezuniyet haklarını ve üniversite geleceklerini kaybetme eşiğindedir. Sendikal grev hakkı, 400 çocuğun anayasal eğitim hakkını resmen ayaklar altına almaktadır.”
Eğitim ideolojik kavgalara kurban mı ediliyor
Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlara seslenen aileler, okulların ticari bir işletme gibi görülmemesi gerektiğini ifade etti. Çözüm bekleyen veliler, “Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na, devletimizin tüm kurumlarına ve siyasi partilere sesleniyoruz: Acil çözüm bekliyoruz. Okullar fabrika değildir, öğretmenler işçi değildir, çocuklar ise bir fabrikada üretilen ürünler değildir. Eğitim, ideolojik kavgalara veya sendikal süreçlere kurban edilemeyecek kadar kutsaldır.” diyerek yetkilileri göreve çağırdı. 100 günü geride bırakan bu süreçte gözler şimdi okul yönetimi ve bakanlık arasında yapılacak olası bir görüşmeye çevrildi.
