Ceyhun BOZKURT – 29 Ağustos 2025
Türkiye’nin Terörsüz Türkiye hedefiyle çıktığı yolda 4’üncü aşama kapsamında TBMM’de oluşturulan komisyon çalışmalarını sürdürüyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Komisyon çalışmalarının nihayete erdirilmesi konusunda 31 Aralık 2025 tarihini hedef olarak gösterdi ancak ekledi: “Gerekirse ikişer aylık sürelerle uzatılabilir.”
Çalışmaların hızlandırılması konusundaki çabaların nedeni, silah bırakan PKK’lıların (kanlı terör eylemlerine katılmadıysa) ilgili hukuk süreçlerinden geçtikten sonra evlerine dönmeleri ve yeniden topluma kazandırılması…
Böylece PKK tarafından da alınan silah bırakma ve fesih kararı anlamlanmış, vücut bulmuş olacak.
Örgütün içinde bir an önce sürecin gelişmesi ve evlerine dönmek isteyen çok sayıda PKK’lı olduğu istihbaratı mevcut. Bu da tabii ki teslim olan PKK’lıların aktarımından anlaşılıyor. Daha yeni 2 PKK’lının teslim olduğunu MSB kaynakları açıkladı.
“Kavgada yumruk sayılmaz” hesabı, Türkiye’nin terörle mücadelesi sürerken mücadelenin sonuna kadar arkasında durduk. Hatta Çözüm Süreci döneminde, örgütün süreci suistimal ederek, şehir merkezlerinde ve kırsalda güçlenme çabaları ve bu kapsamda Hakkari, Şırnak, Diyarbakır kırsallarında belli alanları kontrol etmesi nedeniyle böyle bir dönemde işleyecek sürecin sadece örgüte fayda sağlayacağını söyledik, itirazlarımızı yaptık.
Artık Türkiye arkasındaki güçlere de örgüte de şunu gösterdi: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni silahlı olarak yenemezsiniz, tek bir çakıl taşını bu vatandan koparamazsınız. Bunu da elbette sahada şehadetle dost olarak yürüyen kahraman askerlerimiz, polislerimiz ve korucularımızla gerçekleştirdi. Türk istihbaratı da FETÖ’nün verdiği tahribatı ortadan kaldırarak PKK’ya büyük zarar veren operasyonlarda bulundu veya operasyonların yapılmasını sağladı.
Şimdi fesih kararı alan bir örgüt ve büyük çoğunluğu bu yaşamı bırakmak isteyen bir kitle var.
Bu kitlenin oluşmasına neden olan şartları uzun uzun yazmaya gerek yok. Dış destek, 12 Eylül darbesinin etkisi, yanlış politikalar vs. geçtim. Şimdi ortada terörün olmadığı bir Türkiye’nin şafağı var. Bu şafağı görecek miyiz, görmeyecek miyiz? Esas soru bu.
Bunun için de bazı adımların atılması gerekiyor.
Dağdaki militan açısından bakıldığında, büyük çoğunluğunun örgüte, ideolojisine, mücadelesine inancı kalmamış. Ancak bu militanların geri dönmesi noktasında kafalarında soru işaretleri olduğunu düşünüyorum.
Örneğin bu militanlar;
- Dönmeyi istersek ne ile karşılaşacağız? Gelirsek cezaevine mi atılacağız?
- Evlerimizde nasıl karşılanacağız?
- Toplumda nasıl karşılanacağız? sorularını mutlaka soruyordur.
İşte Komisyon’da konuşulması gereken, en büyük baştacımız şehit ailelerimizi, gazilerimizi kırmadan, onların yüreğine bir ateş daha koymadan, nasıl bir düzenlemenin yapılacağıdır. Yani kanlı terör eylemlerine bulaşmadan, örgütte geri planda duran PKK’lıların dönerse topluma entegrasyon konusunda yapılacak bir yasal düzenleme…
Bu zorunlu.
Sorunlardan biri de şu: sonuçta çok ciddi bir gücü kontrol ettiği için o gücü bırakmak istemeyen lider kadronun PKK’lılar üzerinde uygulayabileceği baskıdır. Yani geri dönecek PKK’lıları şehir merkezlerinde kontrol altında tutma çabasına girişebilirler. Bunun da önüne geçecek tedbirler alınmalıdır. Yani evlerine dönecek PKK’lılar, bir işarette zorla veya isteyerek yeniden örgütsel motivasyonla hareket etmemelidir.
Bir de dış boyutun planlarını görmek gerekir. Özellikle ABD-İsrail ikilisi yıllarca yatırım yaptıkları PKK’yı bir anda boş bırakmak istemezler. Bu emperyalist-siyonist yapılanma önce Terörsüz Türkiye hedefini, PKK’nın silah bırakmasını ve feshini engellemeye çalıştı, başaramadı. Şimdi ise iki formülü geliştirmiş gibi görünüyor. Bunlar;
- Süreç içinde Kandil’deki lider kadrodan bazılarına ve siyasetçi görünümlü bazılarına kabul edilmeyecek talepler söyletiyorlar. Böylece yine kendi kontrollerindeki milliyetçi görünümlüleri harekete geçirerek karşılıklı gerilimle Terörsüz Türkiye hedefini akamete uğratmak.
- Eğer bunu da engelleyemezlerse, evlerine dönecek militanların örgütsel motivaslarını kaybettirmeyerek veya eve dönecekleri bu motivasyonla hareket edenler içinden seçerek şehir merkezlerimizde terör hücreleri oluşturmak ve bunları diri tutmak.
Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nde ve Türk milletinde bu şer planları akamete uğratacak irade de güç de var.
Türkiye, “Arz-ı Mev’ud” hedefi göstererek vatan topraklarımızı da hedef alan Siyonist teröristlere gereken yanıtı vermek için ellerinden terör silahını alacaktır.
YORUMLAR