Coşkun BAŞBUĞ – 20 Kasım 2025
Trump kükredi…
“Savaşları bitireceğim”
Tercüme hatası mı yapıldı bilinmez ama bilinen bir şey var ki sarı tilki geldiğinden beri savaşlar tam tersi arttı.
Savaş üstüne savaş, kaos üstüne kaos ekleyen Trump‘la birlikte dünyada sorunlu bölgeler, gerilimli coğrafyalar arttı.
Nijerya ve Venezuela….
Bahse konu sorunlu bölgelere son iki aday Nijerya ve Venezuela.
Venezuela şu an namlunun ucundaki ilk ülke.
Peki ne diyeceksin de saldıracaksın katil Amerika?
Bahane bulmak Amerika’nın işi. Ondan kolay ne var.
Nijerya’ya “Hristiyanlar öldürülüyor” yalanı, Venezuela’ya “uyuşturucu kaçırıyorlar” yalanı saldırmak için yeterli.
Venezuela Hikayesi…
Maduro’nun kafası kopacak.
Neden?
Çünkü Maduro yönetimi Rusya ve Çin’e yakın Amerika’ya uzak.
Bahane ne bulacağız
Uyuşturucu der geçeriz.
Hikâye aynen böyle yazılıyor.
Trump durduk yerde ortalığa dökülüp “vay Venezuela uyuşturucu kaçırıyor, insanlarımızı zehirliyor tez kellesi vurula.” diyerek katil Amerikan ordusunu Karayip denizine yığdı.
Duyan Gelmiş….
Amerika’nın Güney komutanlığı (SOUTHCOM) seferberlik halinde Karayiple Denizine konuşlanmış durumda.
Onca Amerikan gemisi, uçak gemileri, denizaltılar, uçaklar, SİHA’lar…
Bütün bunlar üç beş Venezüellalı insan kaçakçısının kullandığı sürat teknesi için.
Ne bu kadar komikler değil mi, kendileri çalıp kendileri oynuyorlar.
Evet gerçekten inanılmaz aşağılıklar.
Olay komik ama bir o kadarda can sıkıcı.
Zira ABD’nin 1989 Panama’nın işgalinden bu yana bölgedeki en büyük askeri yığınaklanması gerçekleşiyor.
Bir Saldırı Hazırlığı mı…
Şimdi herkesin cevabını merakla beklediği soru bu.
Bütün konu uzmanları olayla ilgili ilk değerlendirmelerinde, Amerika bölgeye askeri bir müdahalede bulunamaz çünkü çok kayıp verir görüşünü paylaştı.
Bende bu görüşü savunanlardandım.
Neden geçmiş zaman kullanıyorum?
Çünkü artık aynı çizgide değilim.
Şimdi yanılmak ümidiyle meseleye biraz daha karamsar bakıyorum.
Çünkü artık Amerika’nın her an Venezuela’ya saldırma ihtimali var.
Emareler…
Dikkat ederseniz Amerika bölgedeki yığınaklanmayı her geçen gün daha da artırıyor.
Osprey helikopterlere varana kadar bütün hava unsurlarını buralara yığdı.
Son olarak en büyük uçak gemisi Fordu bölgeye getirdi.
Bundan daha da önemlisi, ülkelere yapılan CİA operasyonlarında kullandığı özel kuvvet birliği olarak anılan “gece avcısı birlikleri”ni bölgeye getirdi.
Şu an bu birlik Venezüella’nın 150 km açıklarında her gece devriye uçuşları yapıyor.
Amerika bir şeyleri bahane ederek herhangi bir bölgeye askerlerini indirdiği an doğal olarak akıllara ilk şu soru geliyor.
Saldıracak mı?
Asla unutmayın Amerika’nın saldırması tamamen keyfine bağlı.
Keyfi yeterse, menfaati gerektiriyorsa gözünü kırpmadan saldırır.
Çünkü onun yalanı ortaya çıkmış, insanlar suçsuz günahsız katledilmiş bunların hiçbir önemi yok.
Öyle bir süreçten geçiyoruz ki maalesef devletlerin egemenliği Amerika’nın keyfine endekslenmiş vaziyette.
Yaşanmış Örnek…
Panama devrik lideri Manuel Noriega‘yı bilirsiniz.
Bir zamanlar Amerika’nın sevdiklerinden biriydi.
Ne olduysa bir anda oldu ve Noriega hedefe oturtularak aynı şu an Maduro’ya yapıldığı gibi tehdit edilmeye başlandı.
Noriegaya uydurulan bahanede Maduro ile aynıydı.
O da aynı gerekçe ile yani uyuşturucu baronu bahanesiyle bir anda Amerika tarafından paketlendi ve oradan oraya sürülerek cezaevlerinde çürütüldü.
Sonuçta Amerikan’ın bir oldu bittisi ile Panama devlet başkanından, Panama devlet başkanı da canından oldu.
Tarih Tekerrür Eder mi…
Sonu aynı mı olur bilinmez ama Noriega üzerinden Panama’ya yapılan şu oldu.
Tarihlerin 20 Aralık 1989’u gösterdiği gece 00.46’da Amerikan savaş uçakları havalandı ve toplamda 300’den fazla uçaktan atılan, her biri birer ton ağırlığındaki 422 bomba ile ülke yerle bir edildi.
Yapılan bu saldırılar sonrası 5.000’den fazla bina yıkıldı, bir o kadar sivil insanda katledildi.
Hava saldırıları sonrası 30.000’e yakın deniz piyadesi ile de karadan işgal başlatıldı ve katledilen insanların cesetleri naylon torbalarda poşetlenerek dalgıç pompalar vasıtası ile denize pompalandı.
İlk saldırının yapıldığı gecenin sabahı, dönemin Amerika Devlet Başkanı katil George H. W. Bush kameralar karşısına geçti ve saldırının nedenlerini açıkladı;
“ABD vatandaşlarını korumak, antlaşmaların uygulanmasını garanti altına almak ve Panama Kanalını korumak, askeri rejimin başındaki General Manuel Noriega’yı yakalayıp ABD’de yargılamak ve Panama’da demokrasiyi yeniden tesis etmek.”
Oysa gerçekler saldırıya karşı çıktığı için emekli edilen Güney Kuvvet Komutanı General Fred Woerner’in söylediği gibiydi.
Ne antlaşmalar tehlikedeydi ne de Amerikan halkı.



YORUMLAR