Milyonların heyecanla beklediği baharın ilk müjdesi bugün geldi ve ilk cemre resmen havaya düştü. Peki, kışın etkisini yitirip sıcaklıkların artacağı o tarihler hangileri ve ikinci cemre ne zaman suya düşecek? İşte tüm Türkiye’nin merakla beklediği baharın habercisi cemre düşme tarihleri ve halk arasındaki o kadim inanışın detayları.
Kış mevsiminin sona ermesini ve doğanın yeniden uyanışını simgeleyen cemre düşmesi olayının ilki bugün itibarıyla gerçekleşti. Halk arasında baharın müjdeleyicisi olarak bilinen cemre, her yıl olduğu gibi bu yıl da vatandaşlar tarafından büyük bir ilgiyle araştırılmaya devam ediyor. Soğuk günlerin ardından güneşin yüzünü daha fazla göstermeye başladığı bu dönemde, doğadaki ısınma süreci resmen başlamış oldu.
Cemre düşme tarihleri ne zaman
Merakla beklenen ilk cemre 20 Şubat tarihi itibarıyla havaya düştü. Bu gelişmeyle birlikte atmosferdeki ısınmanın ilk adımı atılmış oldu. Ancak süreç bununla sınırlı kalmayacak. Takvime göre cemrelerin düşme serüveni önümüzdeki günlerde de devam edecek. İkinci cemre 26-27 Şubat tarihlerinde suya düşerek su sıcaklıklarının artmasını sağlayacak. Serinin son halkası olan üçüncü cemre ise 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşecek ve böylece doğa tamamen uyanışa geçecek.
Cemre düşmesi nedir ve ne anlama gelir
Halk kültüründe çok önemli bir yere sahip olan cemre kavramı, aslında derin bir anlam taşıyor. Kelime anlamı olarak “Ateş”, “kor”, “köz” gibi anlamları olan ve halk arasında birer hafta arayla havaya, suya ve toprağa düştüğü kabul edilen cemrenin, kış aylarının ardından önce havayı, suyu ve toprağı ısıttığına inanılıyor. Bu kadim inanış, doğadaki döngünün ve mevsim geçişlerinin en somut göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Cemre geleneği sadece Anadolu coğrafyasına özgü bir durum değil. Orta Asya’dan Arap coğrafyasına, Çin’den Yunanistan’a pek çok kültürde, yılın neredeyse aynı günleri, cemrelerin düşerek ya da yükselerek havayı, toprağı ve suyu ısıttığı tarihler olarak kabul ediliyor. Bu evrensel kabul, insanlığın binlerce yıldır doğayı gözlemleyerek oluşturduğu ortak bir mirasın parçası olarak günümüzde de önemini koruyor.
