Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran ve üniversite kampüslerinde yaşanan en acı olaylardan biri olarak kayıtlara geçen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ölümü, aradan geçen yıllara rağmen hafızalardaki tazeliğini koruyor. Ege Üniversitesi’nde karşıt görüşlü gruplar arasında çıkan kavgada hayatını kaybeden genç öğrencinin yaşam öyküsü ve o karanlık günün perde arkası, adalet arayışıyla geçen uzun bir yargılama sürecini de beraberinde getirdi.
20 Şubat 2015 Günü Ege Üniversitesi Kampüsünde Neler Oldu
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü 4. sınıf öğrencisi olan Fırat Yılmaz Çakıroğlu, aynı zamanda Ülkü Ocakları’nın üniversite sorumlusu olarak biliniyordu. 20 Şubat 2015 tarihinde, kampüs içerisinde farklı görüşlere sahip öğrenci grupları arasında tırmanan gerginlik, akşam saatlerinde bıçaklı bir kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında ağır yaralanan Çakıroğlu, olay yerinde yapılan ilk müdahalelere rağmen kurtarılamayarak genç yaşında hayata gözlerini yumdu. Bu olay, sadece üniversite camiasında değil, tüm Türkiye genelinde büyük bir infiale yol açtı.
Fırat Yılmaz Çakıroğlu Kimdir ve Neden Unutulmuyor
1991 yılında Konya’nın Akşehir ilçesinde dünyaya gelen Fırat Yılmaz Çakıroğlu, eğitim hayatına İzmir’de devam ediyordu. Başarılı bir öğrencilik kariyerinin yanı sıra sosyal kimliğiyle de ön plana çıkan Çakıroğlu, vefatının ardından pek çok il ve ilçede parklara, caddelere ve kütüphanelere ismi verilerek ölümsüzleştirildi. Her yıl 20 Şubat tarihinde hem ailesi hem de sevenleri tarafından dualarla anılan Çakıroğlu, kampüslerdeki huzurun ve güvenliğin sembol isimlerinden biri haline geldi.
Yargı Süreci Nasıl İlerledi ve Karar Ne Oldu
Olayın hemen ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma, Türkiye’nin en çok takip edilen davalarından birine dönüştü. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, olayın faili olarak yargılanan Nurullah Semo hakkında karar verildi. Mahkeme heyeti, sanığı “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırırken, ayrıca “terör örgütü üyeliği” suçundan da ek hapis cezası verdi. Yargıtay tarafından da onanan bu karar, hukuk mücadelesinin en somut sonucu olarak kayıtlara geçti. Dava süreci boyunca Çakıroğlu ailesinin avukatları ve destekçileri, adaletin yerini bulması için yoğun bir mesai harcadı.
Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun kaybı, üniversitelerde fikir özgürlüğünün ve güvenli eğitim ortamının önemini bir kez daha gündeme getirdi. Bugün Ege Üniversitesi kampüsünde ve Türkiye’nin dört bir yanında adı yaşatılan Çakıroğlu, hem bir evlat hem de bir öğrenci olarak hafızalarda yer etmeye devam ediyor.
