İstanbul Beykoz’da Batın Barlasçeki’nin hayatını kaybettiği trafik kazasında yeni bir gelişme yaşandı ve maktulün annesi Hasret Doğan mahkemeye sunduğu dilekçeyle şikayetinden vazgeçtiğini duyurdu.
Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatma Zehra Kınık Demir’in yargılandığı davada kritik bir eşik aşıldı. Beykoz’da gerçekleşen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin devam eden yargı sürecinde, maktul Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan’ın son hamlesi davanın seyrini etkiledi. Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine bir dilekçe sunan anne Doğan, sanık hakkındaki tüm şikayetlerinden feragat ettiğini bildirdi.
Tazminat talebi de istinaf başvurusu da yok
Hasret Doğan tarafından mahkemeye sunulan dilekçede dikkat çeken detaylar yer aldı. Doğan, sanık Demir’den herhangi bir maddi veya manevi tazminat talebinin bulunmadığını açıkça belirtti. Ayrıca kararı bir üst mahkemeye taşıma hakkı olan istinaf yoluna da başvurmayacağını beyan eden anne, bu kararıyla hukuki süreci kendi adına sonlandırdı. Daha önce maktulün babası Serdal Barlasçeki ve kazada yaralanan motosiklet sürücüsü Yavuz Selim Öztürk de benzer şekilde şikayetlerini geri çekmişti. Son gelişmeyle birlikte dosyada sanıktan şikayetçi olan herhangi bir taraf kalmadı.
Kaza günü neler yaşanmıştı
Olay, 9 Temmuz 2024 tarihinde Kavacık Mahallesi’nde meydana gelmişti. Fatıma Zehra Kınık Demir’in kullandığı araç, Baki Sokak’tan caddeye çıktığı sırada Yavuz Selim Öztürk idaresindeki motosikletle çarpışmıştı. Savrulan motosikletin kaldırımdaki bir yayaya da çarptığı kazada, motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan Batın Barlasçeki ağır yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. Hazırlanan iddianamede, trafik kaza tespit tutanağına göre sanık Demir’in kusurlu olduğu vurgulanmış ancak sanık ifadesinde “üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olayda kusurlu olmadığını beyan ettiği” aktarılmıştı.
Hapis cezası kararı ve mahkeme süreci
Yargılama süreci boyunca mahkeme heyeti farklı kararlara imza attı. İlk kararda sanık Demir’e taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmişti. Ancak istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden görülen davada, 18 Aralık 2025 tarihinde yeni bir hüküm kuruldu. Mahkeme bu kez sanığı taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan 3 yıl hapse mahkum etti. Takdiri indirim uygulanarak ceza 2 yıl 6 aya indirilirken, sanığın ehliyetine de 1 yıl süreyle el konulması kararlaştırıldı.
