Orta Doğu’da diplomatik trafik ve askeri hareketlilik eş zamanlı olarak artarken Amerika Birleşik Devletleri’nden çok konuşulacak bir hamle geldi. Washington ile Tahran arasında kritik müzakerelerin sürdüğü bir atmosferde dünyanın en büyük uçak gemisi Gerald R. Ford İsrail kıyılarına ulaştı. Bölgedeki güç dengelerini kökten değiştirebilecek bu gelişme sonrası tüm gözler Doğu Akdeniz’e çevrildi.
İsrail Basını Duyurdu Bölgede Dev Sevkiyat
İsrail medyasında geniş yankı uyandıran haberlere göre Amerika Birleşik Devletleri Donanması’nın en güçlü unsurlarından biri olan Gerald R. Ford uçak gemisi İsrail kıyılarına ulaştı. Dünyanın en büyük ve en modern savaş gemisi olma unvanını taşıyan bu devasa yapı beraberindeki görev grubuyla birlikte bölgedeki askeri varlığını tescilledi. Dev geminin İsrail açıklarına demirlemesi bölgedeki güvenlik mimarisinde yeni bir dönemin işareti olarak kabul ediliyor.
Söz konusu gelişme sadece askeri bir sevkiyat olmanın ötesinde bölgesel aktörlere yönelik güçlü bir mesaj taşıyor. İsrail savunma kaynakları geminin varlığının bölgedeki istikrarı koruma amacı taşıdığını belirtirken askeri uzmanlar bu çapta bir gücün Akdeniz’in doğusunda konumlanmasının stratejik önemine dikkat çekiyor.
Müzakerelerin Gölgesinde Caydırıcılık Hamlesi
Uçak gemisinin bölgeye intikal ettiği zaman dilimi uluslararası kamuoyunda en çok tartışılan konu başlıklarından biri haline geldi. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında çeşitli başlıklar altında yürütülen müzakereler devam ederken Gerald R. Ford gemisinin İsrail kıyılarına ulaşması Washington’un “sahada güç, masada diplomasi” stratejisini uyguladığını kanıtlıyor. Tahran ile yürütülen hassas süreçte bu devasa askeri kapasitenin bölgeye gelmesi caydırıcılık unsurunun en üst seviyeye çıkarılması olarak yorumlanıyor.
Gelişmiş radar sistemleri, yüzlerce hava aracı taşıma kapasitesi ve modern savunma teknolojileriyle donatılan Gerald R. Ford gemisinin ne kadar süreyle İsrail kıyılarında kalacağı ise henüz netlik kazanmadı. Ancak İsrail basınındaki analizler bu hamlenin Orta Doğu’daki olası bir tırmanışa karşı önleyici bir savunma kalkanı oluşturma hedefi taşıdığını vurguluyor. Önümüzdeki günlerde dev geminin bölgedeki faaliyetleri ve diplomatik görüşmelere yansımaları dünya gündemini meşgul etmeye devam edecek.
