ABD, İsrail ve İran hattında karşılıklı hava saldırılarıyla tırmanan gerilim dünyayı ayağa kaldırırken, ABD Başkanı Donald Trump diplomasi trafiğinin merkezine oturdu. Bölgedeki dengeleri değiştirebilecek hamleler yapan Trump, aralarında Suudi Arabistan ve NATO Genel Sekreteri’nin de bulunduğu 5 kritik isimle gerçekleştirdiği görüşmelerle bölgedeki tansiyonu düşürmenin yollarını arıyor.
Kritik diplomasi trafiğinin perde arkasında neler yaşanıyor
Orta Doğu’da İsrail ve İran arasındaki askeri hareketlilik devam ederken, Beyaz Saray’dan gelen haberler uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. ABD Başkanı Donald Trump, bölgedeki aktörlerle doğrudan temas kurarak krizin daha geniş bir alana yayılmasını önlemek amacıyla yoğun bir telefon trafiği başlattı. Yapılan resmi bilgilendirmelere göre Trump, bölgenin en stratejik oyuncuları ve müttefikleriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi.
Trump hangi liderlerle bir araya geldi
Gerçekleştirilen bu kritik görüşmelerin odak noktasında Körfez ülkeleri ve Batı ittifakı yer aldı. Donald Trump’ın bu süreçte Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) liderleriyle görüştüğü açıklandı. Bölgesel güvenlik ve enerji koridorlarının korunması açısından hayati öneme sahip olan bu liderlerin yanı sıra, Trump’ın NATO Genel Sekreteri ile de bir araya gelmesi dikkat çekti. Toplamda 5 önemli isimle temas kuran Trump, saldırıların durdurulması ve bölgede istikrarın yeniden sağlanması için atılacak adımları değerlendirdi.
Bölgedeki gerilimin geleceği nasıl şekillenecek
Hava saldırılarının gölgesinde geçen bu görüşmelerde, tarafların itidal çağrısında bulunduğu ve diplomatik kanalların açık tutulması gerektiği vurgulandı. Özellikle Suudi Arabistan ve BAE gibi bölgesel güçlerin süreçteki tutumu, krizin derinleşmemesi açısından kritik bir rol oynuyor. Trump’ın NATO Genel Sekreteri ile yaptığı görüşme ise meselenin sadece bölgesel bir sorun değil, küresel bir güvenlik meselesi olarak ele alındığını kanıtlar nitelikte. Önümüzdeki günlerde bu görüşmelerin sahaya nasıl yansıyacağı ve askeri hareketliliğin yerini kalıcı bir diplomasiye bırakıp bırakmayacağı tüm dünya tarafından yakından takip ediliyor.
