Ağrı’da iftar telaşı yaşayan iki çocuk annesi genç kadının hayatı, soba üzerindeki düdüklü tencerenin bomba gibi patlamasıyla bir anda kabusa döndü. Yüzü ve vücudunda derin yanıklar oluşan Dilek Şahin’in yaşadığı dehşet dolu anlar ve çocuklarına duyduğu özlem tüm Türkiye’nin yüreğini dağlıyor.
Ağrı’nın Taşlıçay ilçesine bağlı Aşağı Dumanlı köyünde yaşayan 26 yaşındaki Dilek Şahin, iftar vaktine dakikalar kala büyük bir facia yaşadı. İki çocuk annesi genç kadın, evdeki sobada pişirdiği mercimek çorbasını sofraya götürmek isterken düdüklü tencerenin patlaması sonucu ağır yaralandı. Vücudunda 2. derece yanıklar oluşan Şahin, Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Merkezi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
İftar Sofrası Bir Anda Savaş Alanına Döndü
Olay günü akşam ezanına az bir süre kala çocuklarını sofraya çağıran Şahin, aceleyle sobanın üzerindeki düdüklü tencereyi yere indirmek istedi. Havasını almadan tencereyi hareket ettirdiği sırada meydana gelen şiddetli patlama, genç kadının yüzünde ve ellerinde derin yaralar açtı. Patlama sesini ve Şahin’in çığlıklarını duyan komşuları hemen yardıma koşarak durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
Ben Yandım Başkası Yanmasın
Hastanede tedavisi süren ve yaşadığı travmayı atlatamayan Dilek Şahin, diğer ev hanımlarını benzer bir hata yapmamaları konusunda uyardı. Patlama anında çocuklarının zarar görmemesinin tek tesellisi olduğunu belirten Şahin, dehşet anlarını şu sözlerle anlattı: “Ben yandım başkası yanmasın. Tencere patladığında hemen çocuklarıma baktım, onlara bir şey olmamıştı. Kızım, ‘Anne yüzüne bak’ dedi, yüzüme elimi sürdüğümde et parçası geliyordu, aynaya baktıktan sonra bayılmışım.”
Olayın Etkisinden Kurtulamadım
Hala patlama sesinin kulaklarında çınladığını ifade eden genç anne, tencerenin çok eski olmadığını ancak bir anlık dalgınlığın bu noktaya geldiğini söyledi. Psikolojik olarak büyük bir sarsıntı geçirdiğini dile getiren Şahin, “İftar için çorba pişirmiştim, düdüklü tencere sobanın üstündeydi. Yemekleri koymak için aceleyle tencereyi yere bırakacaktım, ezan da okunmak üzereydi. Daha yere koymadan salladım, düdüklü tencere patladı. Düdüklü tencereyi çok dikkatli kullansınlar, havasını alsınlar. Kapı çaldığında bile düdüklü tencerenin sesi geliyor, o ses hala aklımda. Olayın etkisinden kurtulamadım, gözümün önünden hiç gitmiyor.” dedi.
Kızının Doğum Gününde Gözyaşlarına Boğuldu
Tedavi süreci nedeniyle çocuklarından ayrı kalan Dilek Şahin, bugün büyük kızının doğum günü olduğunu belirterek gözyaşlarını tutamadı. Yanıklar nedeniyle çocuklarıyla görüntülü bile konuşamadığını ifade eden Şahin, yaşadığı acıyı şu ifadelerle özetledi: “Büyük kızımın bugün doğum günü. Yanında olamadığım için çok üzgünüm. Yüzümü görünce korkuyorlar, çocuklarımla görüntülü konuşamıyorum, sürekli ‘Anne yanıma gel’, ‘O yüzündekini çıkar’ diyorlar. Allah razı olsun eltim kızlarıma bakıyor.”
