MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıları sert bir dille eleştirerek bölgedeki kaosun Türkiye üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. İran’ın müzakere masasında büyük bir tuzağa düşürüldüğünü vurgulayan Bahçeli, Türkiye’nin son dönemde attığı stratejik adımların ve “iç cepheyi” tahkim etme çabalarının ne kadar hayati olduğunu “Terörsüz Türkiye” vizyonu üzerinden kamuoyuna ilan etti.
Bahçeli’den Sert Tepki: “Bu Saldırganlık Gayrimeşrudur”
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarını “gayri ahlaki” olarak tanımladı. Küresel güçlerin uluslararası hukuku hiçe saydığını belirten Bahçeli, “ABD’nin İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayrimeşrudur. Uluslararası hukuku takan yoktur. Dünyada orman kanunlarının geçerli olmadığını iddia edecek mantık sahibi hiç kimseden bahsedilmeyecektir. Hani görüşmeler devam ediyordu?” ifadelerini kullandı.
İran Müzakere Masasında Nasıl Tuzağa Düşürüldü?
Konuşmasında diplomasi ve müzakere süreçlerinin bir aldatmaca olarak kullanıldığını savunan Bahçeli, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesini “eşkıyalık” olarak niteledi. Yaşananların organize bir saldırganlık olduğunu belirten MHP lideri, “Müzakereler kisvesiyle İran’a tuzak kurulmuştur. Hamaney’in ölümünden sonra Mossad ajanların anlık görüntüleri kayda alarak Netanyahu’nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değildir de nedir?” diye sordu.
İç Cephenin Önemi: “Neyi Amaçladığımızı Daha İyi Görüyor Musunuz?”
Bölgesel gelişmelerin Türkiye’nin iç güvenliği ve milli birliği ile doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili eleştirilere de yanıt verdi. Bölgedeki ateş çemberinin Türkiye’yi de içine çekmek istediğini hatırlatan Bahçeli, “İç cephenin önemi, milli birliğin değeri zannederim daha iyi anlaşılmıştır. İran’ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi ayrı düşünmek imkansızdır. Terörsüz Türkiye hedefine dudak büken aymazlar, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız çağrıyı çarpıtan, PKK’nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına saldıran mayası karışık zihniyetler çevremizdeki ateş çemberinden sonuç çıkarıyor musunuz?” dedi.
“İran’ın Parçalanması Türkiye’yi de Olumsuz Etkiler”
İran’ın toprak bütünlüğünün korunmasının bölgesel istikrar için şart olduğunu vurgulayan Bahçeli, komşu ülkelerdeki istikrarsızlığın Türkiye için bir tehdit oluşturduğuna değindi. İran’ın geleceğinin siyonist dayatmalarla değil, kendi halkı tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “İran, İranlılarındır. Bu ülkenin parça parça bölünmesi Türkiye ve bölge ülkelerinin yanı sıra küresel siyaseti de çok olumsuz etkileyecektir.” uyarısında bulundu.
Türkiye Mazlumların Güvencesidir
Devlet Bahçeli, Türkiye’nin dış politikadaki duruşunun ve olaylara yaklaşımının “Ankara merkezli” olması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Başka merkezlerin etkisinde kalmadan milli bir strateji izlenmesinin önemini anlatan Bahçeli, “Biz yer yüzüne Ankara’dan bakmak zorundayız. Başka merkezlerin çekim alanına kapılarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır. Türkiye mevcut ağırlığı ile bölgesindeki mazlumların güvencesidir. Terörsüz Türkiye hedefi ile yapmak istediğimiz de tam budur.” diyerek konuşmasını tamamladı.
