Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldığı canlı yayında Orta Doğu’daki tansiyonu ve İran’ın stratejisini sert sözlerle eleştirdi. Savaşın bölgenin tamamına yayılma riski taşıdığını belirten Fidan, Türkiye’nin tüm kriz senaryolarına karşı teyakkuzda olduğunu ifade ederken vatandaşların güvenliği için alınan önlemleri ve diplomatik kulislerde yaşanan sıcak gelişmeleri paylaştı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber canlı yayınına katılarak Orta Doğu’da giderek tırmanan gerilime dair çok kritik açıklamalarda bulundu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hamleleri ile bölgedeki genel durumu değerlendiren Fidan, savaşın sadece iki ülke arasında kalmayacağı uyarısını yaptı. Bakan Fidan, bölgedeki enerji altyapılarını hedef alan yaklaşımların tüm coğrafyayı bir felakete sürükleyebileceğini vurguladı.
İran’ın stratejisi bölgeyi nasıl etkiliyor
Bakan Fidan, İran’ın izlediği yol haritasına dair net bir eleştiri getirerek durumun ciddiyetini şu sözlerle ifade etti: “Savaş İran’la sınırlı kalmıyor, bölgenin tamamına yayılıyor. İran’ı stratejisi bölgedeki ülkelerin enerji altyapılarına saldırmak oldu. Savaşın süresi de şekli de değişebilir. Savaşın daha kötüye gitmemesi için çalışmalarımızı yapıyoruz.”
Körfez ülkelerinin savaşın engellenmesi adına gösterdiği çabaların altını çizen Fidan, İran’ın bu ülkeleri de hedef alan tutumunu sert bir dille eleştirdi. Bakan Fidan, “Körfez ülkeleri savaş çıkmasın diye çok uğraştı. Saldırıdan 1 saat öncesine kadar çabalar sürdü. İran’ın ayrım yapmadan bu ülkelere saldırması bence son derece çok yanlış bir strateji. İran ’Ben batacaksam bölgedeki ülkeleri de batırırım’ anlayışı yürüttü.” diyerek bölgedeki riskli denklemi gözler önüne serdi.
Türkiye tüm kriz senaryolarına hazır mı
Diplomatik süreçlerin nasıl tıkandığına dair perde arkası bilgileri paylaşan Fidan, Türkiye’nin daha önce savaşı durdurmak adına önemli bir adım attığını belirtti. Fidan, “30 Ocak’ta savaşı bir süre engelledik. Amerikalılar ve İranlılara bir görüşme mimarisi çizdik. Müzakereler sürseydi bir sonuca ulaşılabilirdi. İsrail ABD’ye muazzam bir baskı yaptı. 28 Şubat itibariyle de savaş başladı.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin kendi güvenliği için her türlü olasılığı değerlendirdiğini belirten Bakan Fidan, kurumlar arası eşgüdümün en üst seviyede olduğunu söyledi. Fidan, “Kurumlar arasında yoğun bir koordinasyon faaliyeti içindeyiz. Kendimiz ile ilgili bütün senaryoları masaya yatırıyoruz, tüm kriz senaryolarını gözetiyoruz.” diyerek Türkiye’nin proaktif bir savunma ve diplomasi anlayışı benimsediğini kaydetti.
İsrail’i durduracak tek aktör hangi ülke
Savaşın yayılma riskinin Türkiye’yi ciddi şekilde endişelendirdiğini belirten Bakan Fidan, kilit aktörün ABD olduğunu vurguladı. Fidan’a göre, İsrail üzerindeki tek etkili güç Washington yönetimi. Fidan bu konuda, “Özellikle ABD’ye belli konuların net bir şekilde anlatılması gerekiyor. İsrail’i durduracak aktör Amerika. Çünkü olası senaryolara göre etkilenecek ülkeler Körfez, Türkiye, Avrupa ülkeleri…” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca İran’daki yeni liderliğin bir fırsat olabileceğini belirten Fidan, savaşın uzamasının her türlü tavizden daha büyük zararlar vereceğini hatırlattı.
Bölgedeki Türk vatandaşlarının durumu ne olacak
Savaşın hava sahası üzerindeki etkileri ve bölgedeki Türk vatandaşlarının güvenliği de Bakan Fidan’ın gündemindeydi. Körfez’deki büyükelçiliklerin teyakkuzda olduğunu ifade eden Fidan, vatandaşların durumuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Vatandaşlarımızın durumunu anbean takipteyiz. Körfez’deki büyükelçilerimiz teyakkuz halinde. Körfez’e kısa dönemli giden vatandaşlarımızın dönüşlerinde sıkıntılar var. Bölgede çok yoğun bir hava trafiği var. İran’ın Körfez ülkelerine gönderdiği füzeler var. Daha yavaş giden dronlar var. Yani hava sahası tamamıyla silahlı dron ve uçaklarla kaplı durumdu. Bu operasyonel yoğunluğun azalması sonucunda trafiğin açılacağını düşünüyorum.”
Türkiye’nin bu kriz ortamında bölge için bir umut kaynağı olmaya devam ettiğini belirten Fidan, izlenen dengeli politikanın ülkeyi büyük sıkıntılardan koruduğunu ve önceliğin her zaman savaşı tamamen durdurmak olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.
