Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

GÖKBEY sivil havacılıkta bağımsızlığın simgesi olacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yerli ve milli

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yerli ve milli genel maksat helikopteri GÖKBEY’in artık sivil alanlarda da kullanılacağını belirterek, “GÖKBEY sadece bir helikopter değil; sivil havacılıkta bağımsızlığımızın, sağlık, yangın söndürme ve genel maksat görevlerinde milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur” dedi.

Sertifikasyon süreci tamamlandı

GÖKBEY Helikopteri Sertifika Teslim Töreni, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, GÖKBEY’in 23 Mart 2016’da başlayan başvuru sürecinin ardından yaklaşık 10 yıllık yoğun bir çalışmayla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verilen “Tip Sertifikası”nı almaya hak kazandığını açıkladı.

Sertifikasyon sürecinde 600’ün üzerinde teknik toplantı yapıldığını, 180’den fazla test gerçekleştirildiğini ve yaklaşık 18 bin uçuş test noktasının başarıyla tamamlandığını ifade eden Uraloğlu, tüm sürecin uluslararası CS-29 standartlarına uygun şekilde yürütüldüğünü vurguladı.

“Türkiye seçkin ülkeler arasına girdi”

Uraloğlu, bu sertifika ile Türkiye’nin sivil döner kanatlı hava aracı tasarlayıp üretme ve kendi otoritesiyle sertifikalandırma yetkinliğine sahip sınırlı sayıdaki ülkeler arasına katıldığını belirtti.

ABD, Avrupa Birliği, Kanada ve Brezilya gibi köklü havacılık ekosistemlerine sahip ülkelerin yanına Türkiye’nin de eklendiğini ifade eden Uraloğlu, bunun yalnızca teknik bir başarı değil, aynı zamanda teknolojik egemenlik ve bağımsızlık açısından tarihi bir adım olduğunu söyledi.

Yerli üretim vurgusu

Son yıllarda yaşanan bölgesel çatışmalar ve ambargoların, Türkiye’nin kendi teknolojisini üretmesinin zorunluluğunu ortaya koyduğunu dile getiren Uraloğlu, yerli ve milli üretimin hem güvenlik hem de ekonomik bağımsızlık açısından kritik önemde olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 24 yılda savunma sanayii başta olmak üzere birçok stratejik alanda önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti.

Savunma ve teknoloji alanındaki gelişmeler

Uraloğlu, Türkiye’nin İHA ve SİHA teknolojileriyle savunma sanayiinde önemli bir konuma ulaştığını, Bayraktar TB2, Akıncı ve Kızılelma gibi platformlarla gökyüzünde söz sahibi olduğunu söyledi.

MİLGEM projesi kapsamında savaş gemilerinin üretildiğini, TCG Anadolu ile SİHA gemisinin hizmete alındığını belirten Uraloğlu, TOGG, TÜRKSAT 6A, elektrikli trenler ve sürücüsüz metro projeleriyle de yüksek teknoloji alanında önemli adımlar atıldığını dile getirdi.

TUSAŞ’tan GÖKBEY’e uzanan süreç

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin 1973 yılında mütevazı şartlarda başlayan yolculuğunun bugün milyonlarca metrekarelik tesislerde sürdüğünü belirten Uraloğlu, KAAN, HÜRJET, ANKA ve ATAK-2 gibi projelerin bu gelişimin göstergesi olduğunu ifade etti.

GÖKBEY’in bu büyük yolculuğun önemli bir aşaması olduğunu vurgulayan Uraloğlu, projenin tamamen yerli imkanlarla geliştirilmesinin Türkiye’nin mühendislik kapasitesini ortaya koyduğunu söyledi.

“Teknolojiler tüm sektörlere yayılıyor”

Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’e de seslenen Uraloğlu, savunma sanayii için geliştirilen teknolojilerin ulaştırma ve diğer sanayi alanlarına da örnek teşkil ettiğini belirtti.

Milli trenler, akıllı ulaşım sistemleri ve diğer projelerde bu teknolojilerin kullanıldığını ifade eden Uraloğlu, kurumlar arası iş birliğinin Türkiye’nin teknolojik gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi.

Milli gurur vurgusu

GÖKBEY’in sadece bir hava aracı olmadığını yineleyen Uraloğlu, projenin Türkiye’nin bağımsızlık vizyonunun bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

Helikopterin sağlık, yangınla mücadele ve genel maksat görevlerinde aktif rol alacağını belirten Uraloğlu, bu başarının milletin ortak emeği olduğunu ve şehitlerin hatırasına anlamlı bir armağan niteliği taşıdığını ifade etti.