Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan Şubat 2026 dönemi verilerine göre Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık bazda yüzde 35,55 oranında bir artış kaydederken sanayi sektöründeki hareketlilik ve madencilik alanındaki dev yükseliş ekonomi gündemine damga vurdu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yurt dışına ihraç edilen ürünlerin üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) verilerini kamuoyuyla paylaştı. Ekonomi yönetiminin ve ihracatçıların merakla beklediği rakamlar, maliyet baskısının yurt dışı pazarlardaki fiyatlamalara nasıl yansıdığını gözler önüne serdi. Açıklanan verilere göre endeks, 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,38 oranında bir yükseliş yaşadı.
Yurt Dışı Üretici Fiyatlarında Yıllık Artış Hangi Seviyeye Ulaştı
İhracatçıların rekabet gücünü doğrudan etkileyen maliyet endeksinde yıllık bazdaki değişim oldukça dikkat çekici bir boyuta ulaştı. TÜİK verilerine göre Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,55 artış gösterdi. Bu veri, sanayi ürünlerinin yurt dışı pazarlara çıkışındaki fiyat artış hızının geçtiğimiz yıla oranla belirgin bir ivme kazandığını kanıtlıyor. Aylık bazda gerçekleşen %2,38’lik artış ise üretim maliyetlerindeki hareketliliğin devam ettiğine işaret ediyor.
Sanayinin Alt Sektörlerinde En Çok Hangi Alanlarda Yükseliş Görüldü
Sanayinin temel taşlarını oluşturan ana sektörlerdeki ayrışma, Şubat ayı verilerinde kendini net bir şekilde hissettirdi. Özellikle madencilik ve taş ocakçılığı sektörü, genel ortalamanın çok üzerinde bir performans sergileyerek maliyet artışlarında zirveye yerleşti. Sanayinin bu iki temel sektöründen biri olan madencilik ve taş ocakçılığında yıllık artış %56,66 olarak gerçekleşti. Bu oran, sektördeki ham madde ve operasyonel maliyetlerin ihracat fiyatlarına ne denli sert yansıdığını ortaya koyuyor.
Ekonomistler, yurt dışı üretici fiyatlarındaki bu seyrin önümüzdeki aylarda küresel ticaret dengeleri ve döviz kuru hareketleriyle nasıl şekilleneceğini yakından takip ediyor. Özellikle sanayi üretiminin ana damarlarından biri olan madencilikteki bu yüksek oranlı artışın, nihai ürün maliyetlerine ve küresel pazardaki rekabet avantajına etkileri tartışılmaya devam ediyor.
