Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yenidoğan Çetesi davasında bugün ara karar açıklanacak mı ve tutuklu sanıklar hakkında hangi karar verilecek

Türkiye’nin günlerdir kilitlendiği Yenidoğan Çetesi davasında kritik bir eşiğe girildi.

Türkiye’nin günlerdir kilitlendiği Yenidoğan Çetesi davasında kritik bir eşiğe girildi. Bebekleri anlaşmalı hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağladıkları ve ihmalleriyle bebek ölümlerine neden oldukları iddiasıyla yargılanan 63 sanık için mahkeme heyetinin bugün ara kararını açıklaması bekleniyor. Bakırköy Adliyesi’nde devam eden duruşmalarda sanık avukatlarının beyanları tamamlanırken, kamuoyu davanın geleceğini belirleyecek olan bu karara odaklandı.

Mahkeme Salonunda Karar Öncesi Hareketli Saatler

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından adliyenin konferans salonunda gerçekleştirilen duruşmada, davanın seyri açısından belirleyici bir güne girildi. Organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen doktor Fırat Sarı ve diğer tutuklu sanıklar mahkeme salonunda hazır bulunurken, bazı sanıklar ise bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Sanık avukatlarının savunma ve taleplerini dile getirdiği oturumda, mahkeme heyetinin tüm beyanları aldıktan sonra ara kararını açıklaması öngörülüyor.

Bebeklerin Hayatı Üzerinden Kurulan Kan donduran Sistem

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 1399 sayfalık kapsamlı iddianamede, kurulan suç ağının işleyişi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor. Sanık doktor Fırat Sarı’nın elebaşı olduğu belirtilen örgütün, yenidoğan yoğun bakım ünitelerindeki doluluk oranını artırmak amacıyla 112 Acil Çağrı Merkezi’ndeki bağlantılarını kullandığı iddia ediliyor. İddianamede, suç örgütünün temel amacının bebeklerin sağlık durumunu iyileştirmek değil, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) üst sınırda ödeme almak olduğu vurgulanıyor.

Sistem içerisinde bebeklerin durumunun olduğundan daha ağır gösterildiği, tıbbi gereklilik olmamasına rağmen yatış sürelerinin uzatıldığı ve bu yolla hem SGK’dan hem de hasta yakınlarından haksız ücret tahsil edildiği belirtiliyor. Bebeklerin, uygun tedavi alabilecekleri hastaneler yerine örgütün maddi çıkar sağladığı özel hastanelere yönlendirilmesi, can kayıplarının en büyük nedeni olarak dosyada yer alıyor.

Sanıklar İçin İstenen Cezalar Dudak Uçuklatıyor

Davanın bir numaralı sanığı Fırat Sarı ve doktor İlker Gönen için 10 bebeğin ölümüyle ilgili olarak ağırlaştırılmış suçlamalar yöneltiliyor. İddianamede bu isimler için “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından 10 kez ceza talep ediliyor. Ayrıca “resmi belgede sahtecilik” suçunun da eklenmesiyle her iki sanık için toplamda 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9 aya kadar hapis cezası isteniyor.

Ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir hakkında ise “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlamalarıyla 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Diğer 44 sanık hakkında da benzer suçlardan değişen oranlarda hapis cezaları öngörülüyor.

Soruşturma Sürecinde Yaşanan Çarpıcı Gelişmeler

Bu dev davanın hazırlık aşamasında yaşananlar da en az davanın kendisi kadar dikkat çekmişti. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’in makamında ölümle tehdit edilmesi üzerine ayrı bir soruşturma başlatılmış ve bu tehdit olayına karışanlar tutuklanmıştı. Öte yandan, skandala adı karışan İstanbul’da 9, Tekirdağ Çorlu’da ise 1 hastanenin ruhsatı iptal edilerek kapatıldı. Davanın önemli isimlerinden İlker Gönen’in tutuklu bulunduğu cezaevinde intihar etmesiyle sanık sayısı 57’ye düşmüş, ancak yeni iddianamelerin ana dosyayla birleştirilmesiyle yargılanan kişi sayısı tekrar 63’e yükselmişti.