TÜRK-İŞ tarafından paylaşılan Mart 2026 verileri, geçim sıkıntısının boyutlarını bir kez daha çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutar olan açlık sınırı 32 bin 792 liraya ulaşırken, bu rakamın mevcut asgari ücreti yaklaşık 5 bin lira aşması çalışan kesimde büyük bir yankı uyandırdı.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Mart 2026 sonuçlarını kamuoyuna sundu. Gıda fiyatlarındaki artışın ve ekonomik dalgalanmaların mutfak harcamalarına yansıması, özellikle dar gelirli vatandaşların yaşam mücadelesini daha da zorlaştırdı. Açıklanan veriler, temel ihtiyaç maddelerine ulaşmanın her geçen gün maliyetli hale geldiğini kanıtlar nitelikte.
Açlık sınırı 32 bin lira barajını geride bıraktı
Araştırma sonuçlarına göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı 32 bin 792 lira olarak hesaplandı. Bu rakam, bir ailenin sadece biyolojik varlığını sürdürebilmesi için gereken minimum mutfak masrafını ifade ediyor. Mart ayı itibarıyla ulaşılan bu seviye, gıda enflasyonunun haneler üzerindeki baskısını bir kez daha tescilledi.
Asgari ücret ve açlık sınırı arasındaki makas açılıyor
Yayınlanan raporun en dikkat çekici noktası ise açlık sınırının asgari ücretle olan ilişkisi oldu. Mart 2026 verilerine göre açlık sınırı, güncel asgari ücret rakamını yaklaşık 5 bin lira geride bıraktı. Bu durum, tek bir asgari ücretle geçinmeye çalışan dört kişilik bir ailenin, kira, fatura, ulaşım ve eğitim gibi diğer zorunlu giderlerini bir kenara bıraksak dahi sadece karnını doyurmaya yetecek gelire sahip olmadığını gösteriyor. Ekonomistler, asgari ücretin açlık sınırının bu denli altında kalmasının alım gücünde ciddi bir erimeye yol açtığına dikkat çekiyor.
Mutfak enflasyonu durdurulamıyor
TÜRK-İŞ raporunda, mutfaktaki yangının temel sebepleri arasında gıda ürünlerindeki tedarik maliyetleri ve mevsimsel etkiler de vurgulanıyor. Ailelerin dengeli beslenmek için tüketmek zorunda olduğu süt, et, sebze ve meyve gibi temel kalemlerdeki fiyat artışları, açlık sınırının her ay yeni bir rekor kırmasına neden oluyor. Vatandaşlar ise artan maliyetler karşısında harcama alışkanlıklarını değiştirmek zorunda kalırken, gözler önümüzdeki aylarda açıklanacak yeni ekonomi politikalarına çevrilmiş durumda.
