Türkiye’nin de aralarında yer aldığı 8 ülkenin dışişleri bakanları, Mescid-i Aksa’ya yönelik düzenlenen baskınlara ve kutsal avluda İsrail bayrağı çekilmesine karşı çok sert bir kınama mesajı yayımlayarak dünyaya kritik bir çağrıda bulundu.
İşgal altındaki Kudüs’te gerilimi tırmandıran olaylara karşı uluslararası diplomasi trafiği hız kazandı. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 8 ülkenin dışişleri bakanları, Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif’in kutsiyetini ihlal eden son gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama yaparak ortak tepkilerini ortaya koydu. Hazırlanan metinde, kutsal mekâna yönelik sistematik saldırıların kabul edilemez olduğu ve bölgedeki hassas dengeleri bozduğu vurgulandı.
İsrail Bayrağı Provokasyonu ve Baskınların Perde Arkası
Dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrailli yerleşimcilerin ve bazı aşırılıkçı bakanların Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskınlar ana gündem maddesi oldu. Özellikle İsrail polisinin koruması altında gerçekleştirilen bu eylemler sırasında Mescid-i Aksa’nın avlusuna İsrail bayrağı çekilmesi, diplomatik metinde en sert şekilde eleştirilen hususların başında geldi. Bu durumun, Müslümanların kutsal değerlerine açık bir saldırı niteliği taşıdığı ifade edildi.
Kutsal Mekânın Statüsüne Yönelik İhlallere Sert Tepki
Ortak bildiride, aşırılıkçı grupların Mescid-i Aksa’ya yönelik tacizlerinin münferit olaylar olmadığı, aksine İsrail makamlarının koruması altında organize edildiği gerçeği dile getirildi. Türkiye ve diğer 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrailli yerleşimciler ve aşırılıkçı bakanların, İsrail polisinin koruması altında bulunan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e yönelik baskınlarını ve avlusuna İsrail bayrağı çekilmesini kınadı. Bu eylemlerin uluslararası hukuka ve bölgedeki mevcut statükoya aykırı olduğu bir kez daha tescillendi.
Açıklamada ayrıca, uluslararası toplumun bu tür provokasyonlara karşı sessiz kalmaması gerektiği belirtildi. Mescid-i Aksa’nın tarihi kimliğine ve dini saygınlığına zarar verecek her türlü girişimin karşısında durulacağı mesajı verilirken, bölgedeki gerginliğin düşürülmesi için İsrail hükümetine sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapıldı. Ortak bildiri, İslam dünyasının kutsal mekanların korunması konusundaki kararlılığını simgeleyen güçlü bir diplomatik adım olarak kayıtlara geçti.
