Son günlerde hantavirüs vakalarının arttığına yönelik iddialar vatandaşlar arasında büyük bir merak ve endişe konusu olurken Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan bu virüsün COVID-19 gibi küresel bir krize yol açıp açmayacağına dair merak edilen tüm soruları yanıtladı.
Dünya genelinde sağlık krizlerine karşı duyarlılığın en üst seviyede olduğu bir dönemde, hantavirüs vakalarındaki artış iddiaları sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle kemirgenlerden insanlara bulaşan bu virüsün, geçmişte yaşanan pandemi tecrübeleri nedeniyle yeni bir küresel salgına dönüşüp dönüşmeyeceği en çok sorulan soruların başında geliyor. Pozitif vakaların arttığı yönündeki spekülasyonlar, halkın süreci yakından takip etmesine neden oldu.
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hantavirüs riskini değerlendirdi
Konuyla ilgili görüşlerine başvurulan Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, hantavirüsün doğası ve yayılma potansiyeli hakkında kritik açıklamalarda bulundu. Vakaların arttığı yönündeki iddiaların halk üzerindeki etkisini değerlendiren Ceyhan, virüsün biyolojik yapısının ve bulaşma yollarının iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.
Hantavirüs COVID gibi bir pandemiye dönüşebilir mi
Vatandaşların zihnindeki en büyük soru işareti olan “Hantavirüs COVID gibi bir pandemiye dönüşebilir mi?” sorusu, uzmanların temel gündem maddesini oluşturuyor. Hantavirüsün insandan insana bulaşma kapasitesinin, solunum yoluyla hızla yayılan koronavirüs gibi virüslere kıyasla oldukça sınırlı olduğu biliniyor. Bu durum, virüsün dünya çapında bir pandemi oluşturma ihtimalini bilimsel açıdan zayıflatıyor.
Hantavirüs genellikle enfekte olmuş kemirgenlerin idrar, dışkı veya salyalarıyla temas edilmesi ya da bu atıkların toz haline gelerek solunması sonucu bulaşıyor. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bu tür virüslerin yerel odaklarda kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çekerken, bireysel hijyen ve çevresel önlemlerin vaka artışını engellemede kilit rol oynadığını belirtiyor. Mevcut veriler ışığında, hantavirüsün şu an için COVID-19 benzeri bir küresel tehdit oluşturmadığı ifade edilse de, her türlü bulaşıcı hastalık riskine karşı sağlık otoritelerinin teyakkuzda olduğu bildiriliyor.
