Avrupa Parlamentosu’nun 17 Haziran’da oylayacağı Türkiye raporu taslağında yer alan yaptırım iddiaları Ankara’da büyük yankı uyandırdı. İddiaların hedefindeki isim olan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk yargısını ve şahsını hedef alan bu girişime karşı çok sert bir açıklama yaparak egemenlik hakları vurgusu yaptı.
Avrupa Parlamentosu’nda bazı çevrelerce Türk yargısına yönelik hazırlanan taslak metin, yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. 17 Haziran’da oylanacak Türkiye raporunun taslağına, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yaptırım listesine alınması yönünde bir önerinin eklendiği iddiası gündeme bomba gibi düştü. Söz konusu iddialara sosyal medya hesabı üzerinden yanıt veren Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu adımların Türk yargısının bağımsızlığına doğrudan bir saldırı niteliği taşıdığını belirtti.
Yargı Kurumlarını Hedef Almak Beyhude Bir Çabadır
Bakan Gürlek, Avrupa Parlamentosu kararlarının hukuki bir bağlayıcılığı olmadığını hatırlatarak, Türk yargısının anayasal sınırları içerisinde görev yaptığını vurguladı. Gürlek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir. Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur. Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir. Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır. Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir.”
Raporu hazırlayan çevrelerin kendi geçmişlerindeki şeffaflık sorunlarına odaklanması gerektiğini belirten Gürlek, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
“Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır. Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlamentosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.”
Türkiye Mücadelesini Kararlılıkla Sürdürecektir
Dışarıdan gelecek hiçbir baskının Türkiye’nin hukuk devleti ilkelerinden taviz vermesine yol açmayacağını ifade eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, terör ve suç örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi. Gürlek, açıklamasını şu net mesajla noktaladı:
“Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz. Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz.”
