İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin olaylı 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik bir adım attı. Kurultayda oy kullanan tüm delegelerin ve birinci derece yakınlarının MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları mercek altına alınırken, partideki “mutlak butlan” kararı sonrasındaki hareketlilik yeni bir boyut kazandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, Cumhuriyet Halk Partisinin 38. Olağan Kurultayı’nda delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik usulsüzlük iddiaları üzerine başlattığı soruşturmayı derinleştiriyor. Bu kapsamda Başsavcılık; Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı, MASAK Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na resmi yazılar gönderdi. Yazıda, kurultayda oy kullanan tüm delegelerin yanı sıra bu delegelerin birinci derece yakınlarının da MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları ilgili kurumlardan talep edildi.
Soruşturma kapsamında kimler tutuklandı
Söz konusu soruşturma, kurultay sürecinde delegelerin iradesine müdahale edildiği yönündeki iddiaların ardından operasyona dönüşmüştü. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda; siyasi partiler kanununa muhalefet, rüşvet almak ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlamalarıyla 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Gülhan Aydın, Ayça Akpek Şenay, Melda Tanışman Tutan ve Hayati Kaya adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Buna karşın Sadi Karayalçın, Suat Dülger, Kalender Özdemir, Özkan Deniz, İbrahim Şahin, Umut Sapan, Mehmet Ayıp Demirbüken, Metin Kaya ve Gaffar Çiçek tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Mahkemenin mutlak butlan kararı ne anlama geliyor
Yaşanan hukuki süreç sadece ceza soruşturmasıyla sınırlı kalmadı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP için kritik bir karara imza atarak 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay’ın iptaline hükmetti. “mutlak butlan” kararıyla birlikte, Kemal Kılıçdaroğlu yaklaşık 2,5 yıl aradan sonra mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine döndü. Kurultayın iptal edilmesiyle, o tarihten sonra gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararlar da hukuken hükümsüz hale geldi. Bu kararın ardından geçtiğimiz hafta cumartesi günü polisin CHP Genel Merkezi’ne girmesiyle parti binasında hareketli anlar ve olaylar yaşanmıştı.
Mahkemenin verdiği kararda şu ifadelere yer verildi: “Mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen genel başkan Özgür Özel’in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmelerine ve görev iadelerine”
Ceza davasında hangi önemli isimler yargılanıyor
Hukuk davasının yanı sıra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kurultayda usulsüzlük yapıldığı suçlamasıyla açılan ceza davasının iddianamesi de 3 Haziran tarihinde kabul edildi. İddianamede oldukça dikkat çekici isimler sanık olarak yer alıyor. “yolsuzluk” iddiasıyla tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “rüşvetle” suçlandığı için cezaevine gönderilip Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay sanık kürsüsünde bulunuyor.
Sanıklar hakkında “oylamaya hile karıştırma” suçundan bir yıldan üçer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mağdur, Lütfü Savaş’ın ise müşteki sıfatıyla yer aldığı dosyada Kılıçdaroğlu, “Partimi adliyede tartıştırmam” diyerek ifade vermeye gitmedi.
Son olarak mahkeme, İstanbul’da Rıza Akpolat’ın da yargılandığı “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” davasının iddianamesini kurultay davasının dosyasına ekledi. Ankara’daki mahkeme, bu davanın “fiili ve hukuki irtibat” gerekçesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasıyla birleştirilmesini talep ediyor. Toplamda 12 sanık hakkında Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’na muhalefet suçlarından bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak getirilmesi isteniyor.
