Kahramanmaraş’ta 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen okul saldırısı tüm Türkiye’yi sarsarken, saldırganın dijital dünyadaki izleri kan donduran bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Profil fotoğrafında ABD’li bir katliamcıyı taşıyan Mersinli’nin, saldırı öncesi hangi karanlık figürleri örnek aldığı ve uzmanların bu dehşet verici tablo karşısındaki uyarıları neler?
Kahramanmaraş’ta bir okula silahlı saldırı düzenleyen 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin dijital profili mercek altına alındığında, karşımıza dehşete düşüren bir ayrıntı çıktı. Genç saldırganın profil fotoğrafı olarak, 2014 yılında ABD’de 6 öğrenciyi öldüren Elliot Rodger’i seçtiği belirlendi. İnternet dünyasında “kitlesel tetikçi” olarak tanımlanan Rodger, akran zorbalığına maruz kaldığını iddia eden, okulundan ve arkadaşlarından nefret eden, psikolojik sendrom teşhisi konulmuş bir isimdi. Mersinli’nin bu ismi sembolleştirmesi, saldırının arka planındaki motivasyona dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Dijital dünyadaki tehlike ve Elliot Rodger kimdir?
Tam ismi Elliot Oliver Robertson Rodger olan bu saldırgan, 23 Mayıs 2014 tarihinde ABD’nin Kaliforniya eyaletine bağlı Isla Vista bölgesinde gerçekleştirdiği silahlı ve bıçaklı saldırıda 6 kişiyi öldürmüş, 14 kişiyi ise yaralamıştı. 22 yaşındaki saldırganın katliamdan hemen önce internete yüklediği videoda “Yarın insanlıktan intikamımı alacağım gün olacak” dediği ortaya çıkmıştı. Saldırıdan sonra intihar eden Rodger, arkasında “manifesto” adı verilen 140 sayfayı aşan bir günlük bıraktı. Bu günlükte küçüklüğünden beri yaşadığı sorunları, okula gitmekten nasıl nefret ettiğini ve akranlarına karşı beslediği derin düşmanlığı detaylandırmıştı.
İsa Aras Mersinli’nin profilinde yer alan bu figür, aslında ilk kez gündeme gelmiyor. Benzer bir teşhis, Rodger’dan iki yıl önce Sandy Hook kasabasında toplu silahlı saldırı gerçekleştiren Adam Lanza isimli öğrenciye de konulmuştu. Her iki saldırganın da kendilerine zorbalık yapıldığını hissettikleri ve bu durumla başa çıkamadıkları için şiddete yöneldikleri belirtilmişti. 15 Nisan 2026 tarihinde saldırıyı gerçekleştiren Mersinli’nin bir intihar notuna şimdilik rastlanmasa da, savcılığın 16 Nisan’da yaptığı incelemelerde bilgisayarında saldırı planlarına dair notlar bulduğu biliniyor.
İki saldırı arasındaki yöntem farkları ve ortak noktalar neler?
Mersinli, profilinde Rodger’i örnek almış gibi görünse de iki saldırının uygulanış biçimi farklılıklar gösteriyor. Elliot Rodger, saldırısına önce evindeki üç kişiyi bıçaklayarak başlamış, ardından bir kız yurduna gitmiş ve sokaktaki yayalara ateş açmıştı. Rodger’ın temel motivasyonu, kendisini reddeden kadınları ve kıskandığı erkekleri “cezalandırmak” üzerine kuruluydu. Mersinli’nin ise kız öğrencilere yönelik özel bir düşmanlığı olup olmadığı henüz netleşmedi. Kahramanmaraş’taki saldırıda kurbanlar arasında hem kız ve erkek öğrenciler hem de bir kadın öğretmen bulunuyor.
Ancak saldırıların ortak noktaları oldukça çarpıcı. Mersinli de tıpkı Rodger gibi birden fazla silahla okula geldi ve kendi yaş grubundakileri hedef alarak beşinci sınıflara saldırdı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırganın beş silah ve yedi şarjörle eylemi gerçekleştirdiğini açıkladı. Babası eski bir emniyet mensubu olan Mersinli’nin, kullandığı silahları babasından aldığı düşünülüyor. Olay yerinde hayatını kaybeden Mersinli hakkında Vali Ünlüer, “O da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti. İntihar amaçlı mı yoksa kargaşa sırasında mı kendisine sıktı şu an için bilinmiyor.” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar bu vahşeti nasıl değerlendiriyor?
Klinik psikolog Yasemin Meriç Kazdal, yaşanan bu olayı bir çocuk kavgası değil, bir “vahşet” olarak nitelendiriyor. Kazdal, durumun ciddiyetini şu sözlerle aktarıyor: “Artık son dönemde karşılaştığımız şeyler bir çocuğun başka bir çocuğu itmesi, dövmesi değil. Vahşetlerden bahsediyoruz. Kahramanmaraş’ta yaşadığımız olay çok büyük bir vahşet artık. Bir şiddet olayı gibi değerlendirmemiz gerekecek kadar büyük ölçekli bir olay. Tıpkı Şanlıurfa’da ve geçtiğimiz aylarda yaşadıklarımız gibi.”
Çocukların bu denli büyük bir şiddete yönelmesinin bir günde gerçekleşmediğini vurgulayan Kazdal, yetişkinlerin sorumluluğuna dikkat çekiyor: “Yetişkinlerin şapkasını çıkarıp, önüne koyup düşünmesi gerek. Çocuklarımıza ne oluyor? Nasıl bu kadar küçük çocuklar bir sürü kişiyi öldürecek hale gelebiliyorlar. Bu çok kolay bir şey değil. Bu çocuk bir anda bu vahşeti yapabilecek bir kişi haline gelemez. Bizim sadece bugüne değil, bu çocuğu bugüne getiren koşullara dikkatlice bakmamız lazım.”
Ekrana bağımlılık ve görmezden gelinen sinyaller
Psikolog Kazdal, özellikle internet ve ekran bağımlılığının yarattığı tehlikeli dünyaya işaret ediyor. Çocukların sanal dünyada kendilerini gerçekleştirme çabası içinde sağlıklı olmayan bağlar kurduğunu belirterek şunları söylüyor: “Çocuklarımızı çok yalnız bırakıyoruz. Değişimlerini görmüyoruz, görmezden geliyoruz. Onları ekrana bağımlı hale getiriyoruz. O ekranla kurdukları bağda çocuklar aslında kendilerini gerçekleştiriyorlar. Orada kendilerini güçlü hissediyorlar. Çocuklarımızın oyun oynadığını zannediyoruz. Ama çocuklarımız çok tehlikeli bir dünyanın içine giriyor. Sanal bir dünyanın içinde sağlıklı olmayan ilişkiler kuruyorlar.”
Mersinli’nin internette yayınlanan videolarında ders sırasında dans etmesi ve garip hareketler sergilemesi gibi davranışların aslında birer sinyal olduğunu ifade eden uzmanlar, ailelerin çocuklardaki değişimleri yakından takip etmesi gerektiğini hatırlatıyor. Kazdal, “Ortak bazı işaretler var. Herkes kendi çocuğunun normalini bilir. Eğer ki çocuğunuzda sizin fark edeceğiniz bazı değişiklikler varsa bunu göz ardı etmeyin, görmezden gelmeyin. Çocuklarımızın yaptığı davranışları haklı görmeye çalışıyoruz. En tipik olarak gördüğümüz şey içine kapanmak, genel rutinde bozukluklar, okuldan gelen şikayetler. Benim gördüğüm ciddi vakalarda en çok gördüğüm şey; ekrana bağımlılık. Gerçekten çok riskli.” diyerek ebeveynleri uyarıyor.
