İstanbul’un en görkemli yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı için alınan sürpriz karar tüm Türkiye’de yankı uyandırdı. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edilen yeni düzenlemeyle birlikte kapılarını sembolik bir ücretle açacak olan devasa yapının yeni dönemine dair merak edilen tüm detaylar netleşti.
İstanbul’un tarih kokan sokaklarında en çok ziyaret edilen durakların başında gelen Yerebatan Sarnıcı için müjdeli haber geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nde alınan yeni karar doğrultusunda, tarihi yapının giriş ücretlerinde devasa bir indirime gidildi. Yapılan düzenleme ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için sarnıca giriş bedeli sadece 1 TL olarak belirlendi. 18 Nisan itibarıyla hayata geçen bu uygulama, hem yerli turistlerin hem de İstanbulluların tarihi mirasa daha kolay erişmesini hedefliyor.
İBB Meclisi’nde Tarihi Karar ve Tahliye Tartışması
İBB Meclisi’nin faaliyet raporu sunumu sırasında kürsüye çıkan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, sarnıcın yeni ücret tarifesini kamuoyuna duyurdu. Aslan, vatandaşları bu eşsiz yapıyı görmeye davet ederek şu ifadeleri kullandı: “Türk vatandaşlarına, Yerebatan Sarnıcı’nı ziyaret etmek sadece 1 TL! Tüm hemşehrilerimiz gelsinler hem tarihimizi hem de Yerebatan Sarnıcı’na nasıl sahip çıktığımızı görsünler!”
Ancak bu sevindirici haberin yanı sıra sarnıcın mülkiyet durumuna ilişkin çarpıcı bir gelişme de gündeme geldi. Nuri Aslan, Yerebatan Sarnıcı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiğini belirtti. İBB Başkanvekili, kendilerine ulaşan resmi yazıda sarnıcın 15 gün içerisinde boşaltılması gerektiğine dair bir talimatın yer aldığını da sözlerine ekledi. Bu durum, sarnıcın gelecekteki yönetimi konusunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Yerebatan Sarayı’nın Büyüleyici Atmosferi
Doğu Roma İmparatoru 1. Justinianus tarafından 527-565 yılları arasında inşa ettirilen Yerebatan Sarnıcı, suyun içinden yükselen devasa mermer sütunları nedeniyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak biliniyor. Toplamda 10 bin metrekarelik bir alanı kaplayan bu dev yapı, 80 bin ton su depolama kapasitesiyle şehrin en büyük kapalı sarnıcı olma özelliğini taşıyor. Latincede “Cisterna Basilica” olarak adlandırılan yapı, aynı zamanda bölgedeki eski bir bazilikadan dolayı “Bazilika Sarnıcı” ismiyle de anılıyor.
Sarnıcın içerisinde her biri 9 metre yüksekliğinde tam 336 sütun yer alıyor. Birbirine 4,80 metre aralıklarla dizilen bu sütunlar, 12 sıradan oluşan muazzam bir mimari düzen meydana getiriyor. Çeşitli mermer türlerinden yontulan bu taşıyıcıların büyük bir kısmı tek parçadan oluşurken, bazıları ise iki parçanın birleşiminden meydana geliyor.
Medusa Başlarının Gizemi ve Restorasyon Süreci
Osmanlı İmparatorluğu döneminde iki kez büyük onarım gören sarnıç, modern tarihte de çeşitli güçlendirme çalışmalarına sahne oldu. 1955-1960 yılları arasında kırılma riski taşıyan 9 sütun kalın beton tabakalarıyla koruma altına alındı. Sarnıcın en büyük gizemlerinden biri olan ve bugün ziyaretçilerin odak noktası haline gelen Medusa başı kabartmalı bloklar ise 1985-1987 yılları arasında İBB tarafından yürütülen kapsamlı temizlik ve onarım çalışmaları sırasında keşfedildi. Bu devasa bloklar, Roma dönemi heykel sanatının en nadide örnekleri arasında gösteriliyor.
