Washington Post’un yayımladığı analiz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 7 Ekim sonrası politikalarının ülkeyi sürüklediği çıkmazı gözler önüne serdi. ABD medyasının “10 milyonluk ülke Orta Doğu’ya hükmedemez” çıkışıyla sarsılan analizde, Tel Aviv’in hiç olmadığı kadar yalnızlaştığı vurgulanıyor. İşte dünya gündemine bomba gibi düşen o analizin tüm detayları.
Netanyahu’nun Güvenlik Stratejisi Ters Tepti
ABD’nin en saygın gazetelerinden Washington Post, Orta Doğu’da kartların yeniden karıldığı bu dönemde çok konuşulacak bir analize imza attı. Analizde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 7 Ekim saldırıları sonrasında uygulamaya koyduğu sert ve tavizsiz güvenlik politikaları masaya yatırıldı. Elde edilen verilere göre, bu politikalar İsrail’i daha güvenli bir liman haline getirmek yerine küresel arenada çok daha yalnız bir konuma sürükledi.
Güvenlik Yerine Daha Fazla Bağımlılık ve Yalnızlık
Washington Post’un analizinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 7 Ekim sonrası izlediği sert güvenlik politikalarının ülkeyi daha güvenli değil, daha yalnız ve ABD’ye daha bağımlı hale getirdiği belirtildi. Nüfusu yaklaşık 10 milyon olan bir ülkenin, bölgedeki milyonlarca insanı ve komşu devletleri tamamen askeri güçle kontrol altında tutamayacağı vurgulandı. Gazete, mevcut stratejinin İsrail’in askeri ve diplomatik açıdan tamamen Washington’ın desteğine muhtaç kaldığı yeni bir dönemi başlattığına dikkat çekiyor.
Bölgesel Güç Dengeleri Yeniden Sorgulanıyor
Analizde öne çıkan en çarpıcı unsurlardan biri de bölgesel güç dengeleri oldu. Uzmanlar, İsrail’in askeri üstünlüğüne rağmen sürdürülebilir bir barış ve güvenlik ortamı inşa edemediğini belirtiyor. ABD basınında geniş yankı uyandıran değerlendirmelere göre, “10 milyonluk ülke Orta Doğu’ya hükmedemez” gerçeği, Netanyahu hükümetinin uzun vadeli stratejilerindeki en büyük açık olarak nitelendiriliyor. Güvenlik politikalarının ülkeyi diplomatik bir tecritle karşı karşıya bıraktığı aktarılıyor.

