Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar photo

Cumhur İttifakı’ndan MHP’nin Anlaşılmayan Muhalif Söylemi – Prof. Dr. Celalettin Yavuz

Prof. Dr. Celalettin Yavuz Güvenlik Politikaları Uzmanı, 15 Ocak 2026

 

Hadi soğuk savaş sonrası küresel ölçekteki uluslararası ilişkilerin seyrinde önemli değişiklikler oldu. Örneğin NATO üyesi ve Batı ittifakının iki önemli ülkesi Fransa ve Almanya, ABD’nin 2003 yılı Irak işgaline karşı çıkmışlardı. Veya yakın geçmişte Rusya-Ukrayna savaşı sırasında ABD’deki Biden yönetimi ile Avrupa’nın “etle tırnak gibi” Rusya karşıtlığı varken, Trump yönetimiyle birlikte ABD ile Avrupa’nın yol ayrımına gelmesi gibi…

Ancak Türkiye içerisinde de karmaşa var. Mesela “Terörsüz Türkiye” çıkışı Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı MHP’nin Genel Başkanı Bahçeli’den geldi. Aslında bu çıkış ya büyük ortak Ak Parti’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılmalıydı, ya da iki ortağın genel başkanları birlikte yapmalıydılar.

Bir diğer konu KKTC’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erhürman’ın seçilmesi üzerine görüldü. En az 3 yıldır Kıbrıs’ta “iki devletli çözüm”ü KKTC yönetimi ve Türkiye desteklerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan hemen her uluslararası platformda bu konuda çağrıda bulunurken, Erhürman ise “federal sisteme” dönülmesi taraftarıydı. Bu sebepledir ki seçim sonuçları kesinleşmeden önce Bahçeli’den KKTC Meclisi’ne “Seçimleri iptal edin ve Türkiye’ye katılma kararı alın!. Türkiye’nin 82’nci ili olun!” şeklinde bir çağrı yapıldı.

Bu çağrı KKTC Meclisi’nde ve Türkiye’de kabul görmedi. Hele de Cumhur İttifakı’nın büyük ortağı dikkate bile almayarak, Erhürman kutlanırken, iki ülke arasında işbirliğinin öneminde dikkat çekildi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli’den En Düşük Maaşlı Emeklilere Destek mi?

Cumhur İttifakı’nın MHP’si, Genel Başkan Bahçeli vasıtasıyla bir çok kez büyük ortağıyla  “koordine etmeksizin” yapıldığı anlaşılan çıkışlardan sonuncusu 13 Ocak 2026’da Meclis Grup konuşmasında geldi. Bahçeli, 5 milyon civarındaki “en düşük emekli maaşı” alanların sosyal ve ekonomik durumlarının iyileştirilmesi için gerekirse gövdelerini bile taşın altına sokacaklarını ifadeyle; “Onlar üzülürken bizler rahat olamayız, onları sefalet ücreti değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız!” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Bilindiği üzere 15 Ocak 2026’da TBMM’de en düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye yükseltilmesi için getirilen yasa tasarısı görüşülecek. Bahçeli’nin bu çıkışının anlaşılamadığını söyleyenlerin aklına gelen sorulardan bazıları şöyledir:

  • Sadece “en düşük emekli maaşı alanlar” değil, diğer emeklilerin maaşlarının da düşük olduğu bilinmiyor mu?
  • Emeklilerin maaşları, MHP’nin “Cumhur İttifakı” adı altında Ak Parti iktidarına destek vermeye başladığı tarihten itibaren düştüğü görülemedi mi?
  • 2018 yılında ivme kazanan, 2021 yılı sonundan itibaren milletvekili ve eşidi emekli maaş alanlardan sonraki emeklilerin (örneğin 1. dereceden emekli olanlar) “yoksulluk sınırı altındaki” maaşa mahkum edildikleri görülemedi mi? Hadi göremediler, bu konuda MHP’li tabanın sesine de kulak mı tıkadılar?
  • Emekliler ve ücretli maaşlarının özellikle de Erdoğan’ın “nas ekonomisi” sebebiyle kadük edildiği görülemedi mi? Görüldü ise millete bu “sefaleti” yaşatanlara neden itiraz edilemedi?
  • Cumhur İttifakı’nı sıkı sıkıya savunan MHP’li yöneticiler, yoksa kamuoyunda MHP’nin de iktidarın bir parçası olarak tanımlandığından habersiz mi? Yani en düşük emekli maaşı alanlar için gövdesini taşın altına sokacaklarını söyleyenler için “Dinime küfreden (veya söven veya dahleden) bari Müslüman olsa bari! denileceği idrak edilemiyor mu?
  • Hükümeti Cumhurbaşkanı kuruyor ama kamuoyu desteğini MHP’den aldığı güçle sürdürdüğü bilinirken, acaba Erdoğan-Bahçeli görüşmelerinde emeklilerin bu “sefalet” hali gündeme getirilemez miydi? Getirildiği halde itibar edilmiyorsa, neden hala Cumhur İttifakı desteklenmeye devam edilir?
  • Emeklilerin “sefalet” halini gören, son günlerde unutulmuş olsa da, “Önce milletim ve devletim!” diyenler, 2025 yılı son aylarında Meclis’teki Bütçe Komisyonu’nda ve Genel Kurul’da bütçe görüşmeleri sırasında neden Çalışma Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bütçenin geneli üzerinde “milletim” söylemini pas geçerek, muhalefetin önerileri yerine Ak Parti hükümetinin getirdiği taslağın tamamına onay verdiler?

Sonuç olarak; “Halep oradaysa, arşın burada!” diyoruz. Şayet MHP Genel Başkanı Bahçeli, emekli maaşlarının “sefalet” derecesinde düşük olduğu konusunda samimi ise, Meclis’teki 15 Ocak 2026’da görüşülecek emekli maaşlarının üst ve alt sınırları için ya yeni bir öneri sunmalı, ya da muhalefetin önerisine destek vermelidir. Her ikisi de başta MHP’li emekli seçmenler olmak üzere milletin beklentisidir.

Eğer 2027’de bir erken seçim düşünülüyorsa, merhum 9. Cumhurbaşkanı Demirel’in “Boş tencere seçim kazandırmaz!” sözü hatırlanmalıdır.

İnsanca emeklilik sürebilmek için en düşük emekli maaşı “açlık sınırı”nın üzerinde, 1. dereceden emekli memurların maaşı da “yoksulluk sınırı”nın üzerinde olmalıdır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER