Eski çağlarda savaşçıların cesaret iksiri olarak tükettiği ve baharın en erken müjdeleyicilerinden biri kabul edilen zılbıt otu Sinop tezgahlarına indi. Doğal ortamda kendiliğinden yetişen ve birçok rahatsızlığa iyi geldiği bilinen bu kadim lezzet, şehirdeki köylü pazarlarında vatandaşlardan büyük ilgi görüyor.
Sinop’un bereketli toprakları, baharın gelişiyle birlikte doğanın sunduğu eşsiz lezzetlere ev sahipliği yapmaya başladı. Bu lezzetlerin başında gelen ve bölge halkı tarafından “zılbıt” olarak adlandırılan şifalı ot, uzun bir bekleyişin ardından tezgahlardaki yerini aldı. Özellikle eski çağlarda askerlerin savaş öncesinde cesaret toplamak için tükettiği bu bitki, günümüzde hem tadı hem de sağlığa olan faydalarıyla dikkat çekiyor.
Tarih Boyunca Savaşçıların Güç Kaynağı Oldu
Zılbıt otunun kökeni, çok eski medeniyetlere kadar uzanıyor. Rivayete göre eski çağ askerleri, zorlu mücadeleler öncesinde kendilerine cesaret ve dayanıklılık vermesi amacıyla bu bitkiyi özel bir iksir gibi tüketirdi. Bugün ise Sinop’un yüksek kesimlerinde ve orman kenarlarında kendiliğinden yetişen bu doğal mucize, köylülerin binbir emekle toplamasının ardından pazar yerlerine ulaşıyor. Kimyasal gübre veya ilaçlama gerektirmeden tamamen doğal bir döngüde yetişmesi, zılbıtın değerini bir kat daha artırıyor.
Doğal Şifa Kaynağına Vatandaştan Tam Not
Sadece bir yemek malzemesi değil, aynı zamanda bir şifa deposu olarak görülen zılbıt, Sinop’taki köylü pazarlarının en çok aranan ürünlerinden biri haline geldi. Dertlere deva olduğuna inanılan bu kadim lezzet, tezgahlara iner inmez yoğun bir taleple karşılaşıyor. Vatandaşlar, kışın yorgunluğunu atmak ve bahara zinde bir başlangıç yapmak için bu geleneksel bitkiyi tercih ediyor. Hem kavurması hem de yumurtalı tarifleriyle sofraları süsleyen zılbıt, şehrin pazar kültüründe bu yıl da başrolü kimseye bırakmıyor.
