Diyarbakır’da uygun fiyata güzellik hayali kuran 28 yaşındaki Elif T.’nin hayatı, yaptırdığı plazma pen işlemi sonrası kabusa döndü. Gözünde kalıcı hasar oluştuğu iddiasıyla yargıya giden genç kadının şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapor davanın seyrini tamamen değiştirdi.
Bin yüz liralık işlem sonrası gelen büyük yıkım
Diyarbakır’da yaşayan Elif T., daha estetik bir görünüme kavuşmak amacıyla bir güzellik merkezine başvurdu. Burada 1100 TL karşılığında göz çevresine “plazma pen” adı verilen deri gençleştirme işlemini yaptırdı. Ancak iddiaya göre, işlemin hemen ardından genç kadının gözlerinde şiddetli ağrı ve görme kaybı belirtileri baş gösterdi. Yaşadığı durumun kalıcı bir hasara dönüştüğünü savunan Elif T., soluğu adliyede alarak güzellik merkezi yetkilileri hakkında şikayetçi oldu.
Adli Tıp Kurumu raporu her şeyi değiştirdi
Şikayet üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında, Elif T.’nin iddialarının tıbbi açıdan doğrulanması için dosya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Uzmanlar tarafından yapılan detaylı incelemeler sonucunda hazırlanan raporda, uygulanan işlemin teknik olarak usulüne uygun olduğu ve oluşan durumun hekim hatasından ziyade öngörülebilir komplikasyonlar çerçevesinde değerlendirilebileceği kanaatine varıldı. Raporda yer alan teknik detaylar, yargı sürecinin temel taşını oluşturdu.
Savcılıktan kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporu inceleyen savcılık, dosyada şüphelilerin kusurlu olduğuna dair yeterli ve somut delil bulunmadığına hükmetti. Hazırlanan rapordaki tıbbi bulguların, işlemin hatalı yapıldığını kanıtlamaya yetmemesi sebebiyle dosyada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. Böylece Elif T.’nin büyük umutlarla başlattığı hukuk mücadelesi, yargı aşamasında reddedilmiş oldu. Karar, estetik operasyonlar sonrası yaşanan hukuki süreçlerde bilirkişi raporlarının ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
