Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

NASA Mars yüzeyindeki gizemli örümcek ağlarını nasıl görüntüledi ve bu keşif Kızıl Gezegen’in geçmişine dair neleri değiştirecek?

NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars’ın yörüngesinden bakıldığında devasa bir örümcek

NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars’ın yörüngesinden bakıldığında devasa bir örümcek ağını andıran gizemli yapıları ilk kez yakından inceleyerek bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. “boxwork” adı verilen bu sıra dışı jeolojik oluşumlar, Kızıl Gezegen’de yeraltı suyunun tahmin edilenden çok daha uzun süre aktığını ve potansiyel mikrobiyal yaşamın sanılandan daha geç dönemlere kadar varlığını sürdürmüş olabileceğini kanıtlayan çok kritik ipuçları barındırıyor.

Kızıl Gezegen’in zorlu arazisinde yaklaşık altı aydır araştırma yürüten Curiosity, Mars’ın su geçmişine dair en çarpıcı verilerden birine ulaştı. Yaklaşık 1 ila 2 metre yüksekliğindeki alçak sırtlardan ve aralarındaki kumlu çukurlardan oluşan bu yapılar, kilometreler boyunca yüzeyi çapraz şekilde kesiyor. Bilim insanları, bu desenlerin Mars’ın bu bölümünde yeraltı suyunun, nehirler ve göller kuruduktan çok daha sonra bile akmaya devam ettiğini gösterdiğini belirtiyor. Bu durum, gezegen bugünkü donmuş çöl haline gelmeden önce yaşamın ne kadar süre hayatta kalmış olabileceğine dair yeni soruları beraberinde getiriyor.

Yeraltı Suyunun Gizemli İzleri ve Örümcek Ağı Oluşumları

“boxwork” adı verilen bu oluşumlar, uzaydan bakıldığında karmaşık bir örümcek ağını andırıyor. Bilimsel verilere göre, ana kayadaki büyük çatlaklardan sızan yeraltı suyu, geçtiği yerlerde mineral birikintileri bıraktı. Zaman içerisinde bu mineraller sırtların bulunduğu bölgeleri güçlendirirken, mineral bakımından zayıf olan kısımlar rüzgâr erozyonuyla aşınarak derin çukurlara dönüştü. Curiosity bu bölgeye ulaşana kadar, bu yapıların yakından nasıl göründüğü ve tam olarak hangi süreçlerle şekillendiği büyük bir gizem konusuydu.

Dünya üzerinde de benzer boxwork sırtlarına rastlanıyor; ancak dünyadaki örnekler genellikle birkaç santimetreyi geçmiyor ve çoğunlukla mağaralar gibi kapalı ortamlarda görülüyor. Mars’taki yapılar ise hem devasa boyutları hem de kilometrelerce uzanan karmaşık yapısıyla Dünya’daki benzerlerinden çok daha büyük ve zorlu bir jeolojik geçmişe işaret ediyor.

Zorlu Arazide Teknik Bir Meydan Okuma

Curiosity ekibi için bu bölgeyi incelemek sadece bilimsel değil, teknik açıdan da büyük bir sınav oldu. Yaklaşık 899 kilogram ağırlığındaki ve bir SUV büyüklüğündeki gezgin aracın, neredeyse kendi genişliği kadar dar olan bu sırtların üzerinden güvenle ilerlemesi gerekiyordu. NASA’nın Kaliforniya’daki Jet İtki Laboratuvarı’ndan operasyon sistemleri mühendisi Ashley Stroupe, sırtların adeta bir otoyol gibi göründüğünü ancak kumlu çukurlarda tekerleklerin kayma riskine karşı son derece dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Araştırmalar, Curiosity’nin tırmanışını sürdürdüğü 5 kilometre yüksekliğindeki Sharp Dağı’nda devam ediyor. Dağın her bir katmanı, Mars’ın antik ikliminin farklı bir dönemini temsil ediyor. Araç yükseldikçe, suyun zamanla azaldığına ancak arada nehir ve göllerin geri döndüğü nemli dönemlerin yaşandığına dair kanıtlar da artıyor.

Çatlaklar ve Gizemli Nodüllerin Keşfi

Daha önceki yörünge görüntülerinde örümcek ağı desenlerini kesen koyu çizgiler bilim insanlarının dikkatini çekmişti. 2014 yılında bu çizgilerin, yeraltı suyunun kaya çatlaklarından sızarak mineral yoğunlaşmasına yol açtığı “merkezi çatlaklar” olabileceği tahmin edilmişti. Curiosity’nin yaptığı yakın çekim incelemeler, bu koyu çizgilerin gerçekten de çatlak olduğunu doğrulayarak on yıl önceki hipotezi güçlendirdi.

Ayrıca araç, “nodül” adı verilen pütürlü dokular da keşfetti. Bu yapılar, geçmişte bölgede yeraltı suyu bulunduğunun en açık göstergeleri arasında yer alıyor. Ancak beklenmedik bir şekilde bu nodüllerin merkezi çatlakların yakınında değil, sırtların yan duvarlarında ve çukurlarda bulunması bilim insanlarını şaşırttı. Olası bir senaryoya göre, önce sırtlar minerallerle çimentolaştı, daha sonraki su akışları ise bu sırtların çevresinde nodülleri oluşturdu.

Gezici Laboratuvardan Gelen Kimyasal Analizler

Curiosity’nin bilimsel gücü, robotik kolunun ucundaki matkapla aldığı kaya örneklerine dayanıyor. Boxwork bölgesinden alınan üç farklı örnek üzerinde yapılan X-ışını analizleri, sırtlarda kil mineralleri, çukurlarda ise karbonat mineralleri bulunduğunu ortaya koydu. Bu mineral farklılığı, bölgenin suyla olan etkileşiminin ne kadar karmaşık olduğunu kanıtlıyor.

Son olarak alınan dördüncü örnek ise “Islak kimya” adı verilen özel bir teknikle incelendi. Kaya tozunun yüksek sıcaklıklı fırında kimyasal reaktiflerle işlendiği bu yöntem, yaşamın yapı taşları olan karbon bazlı organik bileşiklerin tespit edilmesini sağlıyor. Curiosity’nin mart ayı içinde bu bölgeden ayrılarak, suyun çekilmesiyle oluşan tuzlu mineraller açısından zengin sülfat katmanına doğru ilerlemesi planlanıyor. Gelecek yıl boyunca yapılacak bu yolculuk, Mars’ın milyarlarca yıl önceki iklim değişimini anlamak adına hayati önem taşıyor.