Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında gündemi sarsacak açıklamalarda bulunurken MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dile getirdiği İmralı’nın statüsü tartışmalarına son noktayı koydu ve MEB’in Ramazan genelgesine yönelik eleştirilere çok sert tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye’nin iç ve dış siyasetine dair hayati mesajlar verdi. Sözlerine Balıkesir’de eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğrayan F-16 uçağında şehit olan pilot için taziye dilekleriyle başlayan Erdoğan, acı habere ilişkin süreci yakından takip ettiklerini belirtti. Kazanın nedenine dair gerekli tüm incelemelerin ve adli soruşturmaların titizlikle başlatıldığını vurgulayan Erdoğan, “Dün gece üzüntü verici bir haber aldık. Görev uçuşu yapan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve pilotumuz şehit oldu. Kahraman şehidimiz İbram Bolat’a Allah’tan rahmet diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan Genelgesi ve Laiklik Tartışmaları
Muhalefetin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ile gönderilen Ramazan ayı etkinlikleri genelgesine yönelik eleştirilerine sert yanıt veren Erdoğan, bu tartışmaların odağındaki niyetin farklı olduğunu savundu. Okullarda düzenlenecek iftar sofraları, söyleşiler ve değerler eğitimi gibi çalışmaların anayasal bir zemine dayandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, bu etkinliklerin tamamen gönüllülük esasına göre yürütüleceğini ifade etti. Muhalefetin laiklik kavramını bir maske olarak kullandığını belirten Erdoğan, “Dertleri laiklik değil. Dilinizin altındaki baklayı çıkarın.” diyerek tepkisini dile getirdi.
Yapılan çalışmanın milletin değerleriyle uyumlu olduğunu söyleyen Erdoğan, “Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir.” değerlendirmesinde bulundu. Okul bahçelerinde yankılanan ilahilerden ya da Ramazan süslemelerinden rahatsız olan kesimlere yönelik eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı, “Milletimin hissiyatına da tercüman olan hayırlı bir hizmettir. Milletimiz genelgeye destek vermiş ve olumlu karşılamıştır.” dedi. Batıdaki Noel veya Cadılar Bayramı kutlamalarına ses çıkarmayanların, Anadolu’nun öz değerlerine karşı takındığı tavrı eleştiren Erdoğan, laikliğin arkasına saklanarak çocukların özünden uzaklaştırılmak istendiğini savundu.
Terörsüz Türkiye Hedefi ve Tarihi Fırsat Penceresi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadelede geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu anlatırken “Terörsüz Türkiye” idealinin sadece bir hedef değil, bölgesel bir strateji olduğunu vurguladı. Son 16 aylık süreçte yaşanan demokratik olgunluğun ve hazırlanan raporların önemine değinen Erdoğan, bu sürecin şehit yakınlarını ve gazileri incitmeden yürütüldüğünün altını çizdi. Türkiye’nin küresel bir güç olma yolunda büyük bir imkan yakaladığını belirten Erdoğan, “Türkiye ve bölgemiz tarihi bir fırsat yakaladı, Bugüne kadar attığımız her adımda, uygulamaya koyduğumuz politikada devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden devam ettik.” dedi.
Cumhur İttifakı içindeki dayanışmanın önemine dikkat çeken Erdoğan, ortak geleceğin acılar üzerine değil, kardeşlik ve büyük düşünmek üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Diğer siyasi partilere de çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı, Meclis’in yeni dönemde bu süreçte lokomotif bir rol üstleneceğini ve uzlaşmacı duruşun devam etmesi gerektiğini belirtti.
İmralı’nın Statüsü Tartışmalarına Erdoğan’dan Gelen Yanıt
Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “İmralı’nın statü açığı makul sonuca ulaştırılmalıdır.” şeklindeki dikkat çeken çıkışı soruldu. Bahçeli’nin “İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacak? Bu tartışma samimiyetle yapılmalıdır.” sözleri üzerine kısa ve net bir açıklama yapan Erdoğan, mevcut duruma işaret etti.
Bahçeli’nin “Yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?” sorusuna karşılık Erdoğan, İmralı’nın mevcut yönetim şemasına değinerek “İmralı Adalet Bakanlığı tarafından işletiliyor.” dedi. Bu açıklama, statü tartışmalarına yönelik hükümetin mevcut kurumsal işleyişi vurgulayan ilk değerlendirmesi olarak kayıtlara geçti.
