İstanbul’dan Ankara’ya uzanan yaklaşık 450 kilometrelik taksi yolculuğu sonrasında ödenen ücret sosyal medyada büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Hem taksi şoförünün beklentisi hem de ortaya çıkan rakamın büyüklüğü, uzun mesafe taksi yolculuklarının maliyetini ve standartlarını yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye’nin en yoğun iki metropolü arasındaki ulaşım trafiği genellikle uçak, otobüs veya yüksek hızlı trenle sağlanırken, bu kez bir yolcunun tercihi taksi oldu. İstanbul’un bir ucundan Ankara’nın merkezine kadar süren bu alışılagelmişin dışındaki yolculuk, bitiş noktasında ödenen tutarın sosyal medya platformlarında paylaşılmasıyla birlikte bir anda internetin en çok konuşulan konuları arasına girdi.
Sosyal Medyayı İkiye Bölen Ücret Tartışması
Paylaşılan bilgiler doğrultusunda, İstanbul’dan Ankara’ya yapılan bu seferin maliyeti kullanıcılar arasında ciddi bir fikir ayrılığına yol açtı. Bir kesim, katedilen mesafenin uzunluğu ve harcanan zaman göz önüne alındığında ödenen tutarı makul bulurken; diğer kesim ise rakamın bir ulaşım bedeli için oldukça yüksek olduğu yönünde görüş bildirdi. Tartışmanın odağında sadece taksimetre verileri değil, aynı zamanda köprü geçişleri, otoyol ücretleri ve harcanan yakıt miktarı gibi yan maliyetler de yer aldı.
Taksicilerin Uzun Mesafe Tarifesindeki İtirazı
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan sektör temsilcileri ve sürücüler, İstanbul’dan Ankara’ya gitmenin sadece yakıt maliyetinden ibaret olmadığını vurguluyor. Özellikle dönüş yolunun boş olması ihtimali, taksicilerin bu tarz uzun mesafeli yolculuklarda neden farklı tarifeler talep ettiğini veya mevcut kazanca neden itiraz ettiğini açıklar nitelikte. Sosyal medyadaki tartışmalarda, taksicinin bu yolculuktan elde ettiği net kârın, harcanan mesai ve aracın yıpranma payı düşünüldüğünde beklenenden düşük kaldığı iddiaları da geniş yer buldu.
İstanbul’dan Ankara’ya taksiyle seyahat etmenin maliyeti hakkında henüz standart bir şehirler arası tarife birliği bulunmasa da, bu son olay fiyatlandırma konusundaki belirsizlikleri tekrar tartışmaya açtı. Yaşanan bu durum, hem yolcuların hem de sürücülerin mağdur olmayacağı bir sistemin gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
