Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde ikamet eden ve tam 40 yıldır “vatansız kişi kimlik belgesi” ile hayata tutunmaya çalışan bir ailenin dramı yürek burkuyor. Yarım asra yaklaşan bu belirsizliğin ardından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak için gün sayan ailenin sesini kim duyacak?
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan bir aile, hayatlarının neredeyse tamamını resmiyette “vatansız” olarak geçirdi. Yaklaşık 40 yıl önce başlayan bu süreç, ailenin her geçen gün daha da zorlaşan yaşam koşullarıyla birleşince büyük bir hak arayışına dönüştü. Ellerindeki mevcut belgelerle sadece sınırlı haklardan yararlanabilen aile fertleri, artık tam anlamıyla bir vatandaşlık bağı kurmak ve kendilerini bu topraklara ait hissetmek istiyor.
Dile kolay tam 40 yıl boyunca vatansız olarak yaşadılar
Yıllardır “vatansız kişi kimlik belgesi” ile yaşamlarını sürdüren aile üyeleri, bu durumun getirdiği sosyal ve bürokratik engellerle baş etmeye çalışıyor. Eğitimden sağlığa, istihdamdan seyahat özgürlüğüne kadar pek çok noktada çeşitli kısıtlamalarla karşılaşan aile, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında doğup büyümenin ve burayı vatan bellemenin karşılığını artık resmi bir kimlik kartıyla taçlandırmak niyetinde. 40 yıllık bu bekleyiş, ailenin her bir ferdi için farklı bir zorluğu da beraberinde getiriyor.
Yetkililerden çözüm bekleyen ailenin tek hayali ay yıldızlı kimlik
Seslerini duyurmak için çalmadık kapı bırakmayan aile, devlet yetkililerinden ve ilgili kurumlardan bu karmaşık durumun bir an önce çözülmesini talep ediyor. Yaşadıkları toprakların asli bir parçası olduklarını hisseden ancak kağıt üzerinde “vatansız” görünen aile fertleri, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hayatlarına devam etmek istediklerini her fırsatta dile getiriyor. Şimdi tüm gözler, bu uzun soluklu bekleyişin ardından gelecek resmi karara ve ailenin hayallerine kavuşup kavuşmayacağına çevrilmiş durumda.
