ABD ve İsrail ordusunun İran’daki stratejik hedefleri vurmasıyla Orta Doğu yeniden alev topuna dönerken, saldırıların ardından Tahran’dan gelen füze misillemesi gerilimi en üst noktaya taşıdı. Ankara’da güvenlik ve diplomasi koridorları bu kritik süreci yakından takip ederken, Türkiye’nin bölgedeki kaosu durdurmak için belirlediği üç hayati öncelik gün yüzüne çıktı.
Dünya, ABD destekli İsrail ordusunun İran topraklarına yönelik başlattığı operasyonla sarsıldı. Başkent Tahran başta olmak üzere pek çok İran şehrinden dumanlar yükselirken, saldırıların hemen ardından İran’ın İsrail’e füze ateşlemesiyle çatışma boyutu genişledi. Bölgedeki Amerikan üslerinin de hedef alındığı bu sıcak saatlerde, Türkiye gelişmeleri en üst düzeyde takip etmeye başladı.
Ankara’da Güvenlik ve Diplomasi Hattı Hareketlendi
NTV Ankara Haber Müdürü Uğur Şevkat’in güvenlik ve diplomasi kaynaklarından edindiği bilgilere göre, Türkiye bölgedeki çatışma ve saldırıları derin bir endişeyle takip ediyor. Ankara, bölgedeki sorunların ancak uluslararası hukuk temelinde çözülebileceğine inanırken, askeri tırmanışın önüne geçmek için tüm diplomatik kanalları zorluyor.
Çatışmalar Yayılmadan Sona Ermeli
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem ABD Başkanı Donald Trump hem de İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezekişyan ile yürüttüğü telefon trafiği, Türkiye’nin arabulucu ve itidalli pozisyonunu koruduğunu gösteriyor. Kaynaklar, Türkiye’nin bu çatışmada herhangi bir tarafın yanında yer almadığının altını çiziyor. Bölgede ve dünyada telafisi uzun yıllar sürecek bir istikrarsızlığa yol açabilecek bu sürecin bir an önce durdurulması hedefleniyor. Diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin arzusunu şu sözlerle ifade ediyor: “Çatışmalar yayılmadan sona ermeli”
Türkiye’nin Masadaki Üç Kritik Önceliği
Ankara’daki değerlendirmelerde Türkiye’nin yol haritasını belirleyen üç temel sütun bulunuyor. Bunlardan ilki, bölgede devam eden ateşkesin bir an önce kalıcı hale getirilmesi ve sivil kayıpların kesin suretle önlenmesi olarak dikkat çekiyor. İnsanlık dramının derinleşmemesi için uluslararası toplumun harekete geçirilmesi hedefleniyor.
İkinci önemli başlık ise Türkiye’nin sınır güvenliğinin korunması. Bölgedeki kaosun Türkiye sınırlarına sirayet etmemesi adına Ankara, sınır hattında gerekli tüm güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde alındığını vurguluyor. Olası bir göç dalgası veya terör sızmasına karşı teyakkuz hali devam ediyor.
Son olarak, bölge ülkelerinde yaşayan Türk vatandaşlarının can güvenliği Türkiye’nin en büyük öncelikleri arasında yer alıyor. Çatışma bölgelerinde bulunan vatandaşların güvenli tahliyesi veya korunması için tüm senaryoların hazırlandığı ve gerekli önlemlerin devreye sokulduğu bildiriliyor.
