ABD ve İsrail ekseninde İran’a yönelik artan askeri hareketlilik, küresel enerji piyasalarında büyük bir endişe dalgasına yol açtı. Dünyanın en kritik enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı üzerinden gelen tehditler ve olası bir arz kesintisi, akaryakıt fiyatlarının kısa sürede kontrolsüz bir şekilde yükselmesine neden olabilir mi?
Orta Doğu’da Silahların Gölgesinde Petrol Piyasası
Son dönemde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik stratejik hamleleri, Orta Doğu’daki dengeleri yeniden sarsmaya başladı. Bölgedeki askeri gerilimin tırmanması, doğrudan enerji koridorlarını hedef alan bir risk tablosu oluşturuyor. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin petrol arzını fiziksel olarak engelleme ihtimalini fiyatlamaya başlarken, piyasa uzmanları her an büyük bir dalgalanma yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Özellikle İran’ın karşı hamle olarak enerji hatlarını hedef alabileceği senaryosu, küresel ekonominin geleceği üzerinde kara bulutlar oluşturuyor.
Hürmüz Boğazı Neden Küresel Arzın Kilit Noktası Kabul Ediliyor
Dünyadaki toplam petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, bugünlerde İran’ın en güçlü stratejik kozu olarak masada duruyor. İran’ın bu kritik su yolunu kapatma veya buradaki geçişleri zorlaştırma tehdidi, petrol fiyatlarını doğrudan üç haneli rakamlara taşıma potansiyeline sahip. Günlük milyonlarca varil ham petrolün sevkiyat noktası olan bu dar geçit, küresel enerji güvenliğinin en hassas halkası olarak görülüyor. Eğer bölgedeki çatışmalar Hürmüz Boğazı’nın işleyişini aksatacak bir boyuta ulaşırsa, bu durum sadece bölge ülkelerini değil, tüm dünya ekonomisini derinden sarsacak bir arz krizini tetikleyebilir.
Fiyat Artışları Durdurulamaz Bir Noktaya mı Ulaşıyor
Ekonomistler ve enerji analistleri, petrol fiyatlarındaki artışın sadece bir başlangıç olabileceğini savunuyor. Mevcut siyasi iklimde, arz güvenliğine dair en ufak bir olumsuz haber bile brent petrol fiyatlarında sert yükselişleri beraberinde getiriyor. ABD’nin stratejik rezerv hamleleri ve İsrail’in askeri operasyonel kapasitesi, İran’ın yanıt verme biçimine göre piyasayı şekillendirecek. Tüketiciler için bu durum, pompaya yansıyacak zamların habercisi olarak değerlendirilirken, sanayi üretimi ve nakliye maliyetlerinin de bu artıştan kaçınılmaz olarak etkileneceği öngörülüyor. Önümüzdeki günlerde yaşanacak diplomatik ve askeri gelişmeler, petrolün varil fiyatının kaderini belirleyecek ana unsurlar olmaya devam edecek.
