Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük değerlerden biri olan Prof. Dr. İlber Ortaylı’dan acı haber geldi. Bir süredir hastanede tedavi gören ve geçtiğimiz günlerde yoğun bakıma alınarak entübe edilen usta tarihçinin vefatı tüm ülkeyi yasa boğdu. Peki, İlber Ortaylı neden öldü ve hafızalara kazınan başarılarla dolu hayat hikayesinde neler var? İşte 78 yaşında hayata gözlerini yuman İlber Ortaylı’nın biyografisi ve son yolculuğuna dair tüm detaylar.
Türk tarihçiliğinin duayen ismi Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede yaşam mücadelesini kaybetti. Geçtiğimiz günlerde sağlık problemlerinin ağırlaşması üzerine Koç Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakıma alınan ve son olarak entübe edilen Ortaylı’nın vefat haberi sevenlerini derin bir üzüntüye boğdu. 78 yaşındaki usta ismin sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine yapılan tüm tıbbi müdahaleler ne yazık ki sonuçsuz kaldı.
İlber Ortaylı Neden Öldü ve Hastalığı Neydi?
Bir süredir çeşitli sağlık sorunlarıyla mücadele eden Prof. Dr. İlber Ortaylı, durumunun ağırlaşması üzerine hastaneye kaldırılmıştı. Koç Üniversitesi Hastanesi’nde titizlikle takip edilen tedavi süreci, usta ismin organ yetmezliği ve solunum sıkıntıları nedeniyle kritik bir aşamaya gelmişti. Yoğun bakım ünitesinde entübe edilerek uyutulan Ortaylı, yaşlılığa bağlı komplikasyonlar ve sağlık durumunun giderek kötüleşmesi neticesinde hayata gözlerini yumdu. Ölüm haberiyle birlikte “İlber Ortaylı neden öldü?” sorusu internette en çok aranan başlıklar arasına girdi.
İlber Ortaylı Kimdir ve Kaç Yaşındaydı?
İlber Ortaylı, 1947 yılında Avusturya’da bir göçmen kampında dünyaya gözlerini açtı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında yerinden edilen Kırım Tatarı bir ailenin evladı olarak hayata başlayan Ortaylı, henüz 2 yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Eğitim hayatına büyük önem veren bir ailede yetişen ünlü tarihçinin annesi Şefika Hanım, Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nin unutulmaz hocalarından biri, babası Kemal Bey ise bir uçak mühendisiydi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul Avusturya Lisesi’nde tamamlayan Ortaylı, 1965 yılında Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun oldu.
Bir Dehanın Dil Yeteneği ve Akademik Başarıları
İlber Ortaylı denilince akla gelen ilk özelliklerden biri, onun inanılmaz dil yeteneğiydi. İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça, İtalyanca ve Farsça dillerini akıcı bir şekilde konuşabilen usta isim; Tatarca, Slovakça, Romence, Sırpça, Hırvatça, Boşnakça, Arapça, Latince, İbranice ve Yunanca dillerine de hakimdi. Araştırmalarını hiçbir çeviriye ihtiyaç duymadan orijinal kaynaklardan yürüten Ortaylı, dünya çapında bir entelektüel disipline sahipti. Halil İnalcık gibi dev isimlerin öğrencisi olan Ortaylı; Viyana’dan Chicago’ya, Paris’ten Princeton’a kadar dünyanın en saygın üniversitelerinde misafir öğretim görevlisi olarak çalıştı.
Topkapı Sarayı Yılları ve Tarihe Adanan Bir Ömür
Akademik hayatı boyunca 50’den fazla esere imza atan ve yüzlerce öğrenci yetiştiren Ortaylı, 1982 yılında darbe dönemindeki akademik baskılara tepki göstererek üniversiteden istifa etmiş, ancak 1989 yılında geri dönerek profesörlük unvanını almıştı. 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı olarak atanması, onun tarihi sadece kitaplarda değil, mekanların ruhuyla anlatmasına olanak sağladı. Cumhuriyet değerlerine ve Atatürk ilkelerine olan bağlılığıyla bilinen Ortaylı, katıldığı televizyon programlarında Çanakkale Zaferi’ni anlatırken gözyaşlarına hakim olamayacak kadar büyük bir vatan sevgisi taşıyordu. Türkiye, sadece bir tarihçisini değil, aynı zamanda yaşayan bir kütüphanesini ve vicdanını kaybetti.
