Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin ölümüyle sonuçlanan kozmetik fabrikası yangınına ilişkin hazırlanan 97 sayfalık iddianame kabul edildi ve duruşma günü netleşti. Aralarında şirket sahipleri, iş güvenliği uzmanları ve bina sahiplerinin de bulunduğu 16 sanık için istenen müebbet hapis cezaları ve fabrikadaki skandallar zinciri duyanları dehşete düşürdü.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Türkiye’yi yasa boğan ve 7 kişinin can verdiği kozmetik fabrikası yangınında adalet süreci başlıyor. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak hazırlanan iddianame, Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Toplamda 16 sanığın yargılanacağı davanın ilk duruşması için 24 Mart tarihi belirlendi. Taraf sayısının fazlalığı ve davanın büyüklüğü nedeniyle yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki 250 kişi kapasiteli geniş duruşma salonunda gerçekleştirilecek.
Sanıklar Hakkında İstenen Cezalar Belli Oldu
İddianamede, tutuklu bulunan kozmetik firması yetkilileri Altay Ali O. ve kardeşi İsmail O. ile ortak üretim yaptığı tespit edilen Aleyna O. ve Gökberk G. hakkında “olası kastla öldürme” suçundan 7’şer kez müebbet hapis cezası talep ediliyor. Ayrıca bu isimlerin “olası kastla mala zarar verme” suçundan da hapisle cezalandırılmaları isteniyor. Öte yandan, iş güvenliği uzmanlarından bina sahiplerine kadar uzanan diğer sanıklar için ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” ve “suçluyu kayırma” gibi farklı suçlardan ağır hapis cezaları öngörülüyor.
Yangının Çıkış Nedeni ve Teknik İhmaller Zinciri
Yangının çıkış nedenine dair hazırlanan bilirkişi raporları, fabrikadaki teknik yetersizlikleri ve ihmalleri bir bir gün yüzüne çıkardı. İddianamede yangının başlangıcına dair şu ifadelere yer verildi: “Yangının çıkış nedeni, etil alkolün kazana aktarımı sırasında oluşan statik elektrik boşalması ile karıştırıcı motoru veya bağlantı ekipmanlarında meydana gelen elektriksel kontak deformasyonunun birleşik etkisiyle gerçekleşen tutuşmadır.” Bu tutuşmanın kısa sürede devasa bir patlamaya dönüşmesinin sebebi olarak ise fabrikada patlamaya dayanıklı (ex-proof) ekipmanların bulunmaması ve havalandırma sistemlerinin yetersizliği gösterildi.
Fabrikanın fiziksel yapısındaki kaçak durumlar ve güvenlik önlemlerinin yokluğu iddianameye şu şekilde yansıdı: “İş yerinin bulunduğu kaçak üst katın ruhsata konu olmadığı, elektrik tesisatının projesiz ve uygunsuz olduğu, yangın merdiveni, sprinkler (otomatik yangın söndürme sistemi) hattı, algılama-alarm sistemi, acil aydınlatma ve topraklama düzeneklerinin hiç bulunmadığı, üretim için teknik uygunlukların alınmadığı tespit edilmiştir.” Ayrıca binanın mutfak bölümündeki dar koridor yapısının duman ve ısı tahliyesini engellediği, çalışanların tahliyesini imkansız hale getirdiği vurgulandı.
İş Güvenliği Sadece Kağıt Üzerinde Kaldı
Soruşturma kapsamında ortaya çıkan en çarpıcı gerçeklerden biri de iş güvenliği hizmetlerinin durumu oldu. İddianamede, “İş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi görevlendirilmiş̧ görünmekle fiilen hiçbir keşif, risk değerlendirmesi, saha denetimi, uygunsuzluk bildirimi veya eğitim yapılmadığı anlaşılmıştır.” tespiti yapıldı. Bunun yanı sıra, çalışanların neredeyse tamamının sigortasız olduğu belirlendi. İddianamede bu durum, “Bu hususun iş yerinde çalışanların tamamının kayıt dışı istihdam edildiğini ve işverenin yasal yükümlülüklerini ihlal ettiğini göstermektedir.” şeklinde ifade edildi.
Facianın Geçmişinde Neler Yaşanmıştı
Hatırlanacağı üzere 8 Kasım 2025’te meydana gelen yangında yaşları 15 ile 59 arasında değişen 7 kişi hayatını kaybetmişti. Hayatını kaybedenler arasında 15 ve 17 yaşındaki çocukların da bulunması toplumda büyük bir infial yaratmıştı. Soruşturma derinleştikçe belediye yetkililerinin görevden uzaklaştırılmasına ve firma sahiplerinden birinin cezaevinde hayatını kaybetmesine kadar uzanan bir süreç yaşanmıştı. Şimdi tüm gözler, 24 Mart’ta başlayacak olan ve ihmallerin hesabının sorulacağı büyük davaya çevrildi.
