Milli Savunma Bakanlığı, Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin tahliyesinin başarıyla tamamlandığını duyururken, NATO’nun bölgedeki misyonuna dair aldığı kritik kararın perde arkasını ve Orta Doğu’da tırmanan gerilime dair çarpıcı detayları paylaştı.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Türkiye’nin sınır ötesindeki askeri varlığı ve bölgesel güvenlik dinamiklerine dair hayati açıklamalar yapıldı. Toplantının en dikkat çekici maddesi, Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan personelin tahliye süreci ve bu sürecin gerekçeleri oldu. Bakanlık, bölgedeki son gelişmelerin titizlikle takip edildiğini ve stratejik adımların bu doğrultuda atıldığını vurguladı.
NATO Irak Misyonu için geri çekilme kararı verildi
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uluslararası barışı tesis etme misyonu kapsamında geniş bir coğrafyada görev yaptığını hatırlatan Bakanlık yetkilileri, Bağdat’taki tahliyenin bir üst karara dayandığını belirtti. Yapılan açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam etmektedir. NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, “NATO Irak Misyonu”nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır.” ifadelerine yer verildi.
Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve İsrail’in Lübnan hamlesi
Bakanlık, bölgedeki istikrarsızlığın ana kaynağı olarak görülen çatışma ortamına dair de önemli uyarılarda bulundu. Özellikle ABD, İsrail ve İran hattındaki gerilimin küresel barışı tehdit ettiği ifade edilirken, Türkiye’nin itidal çağrısı yinelendi. İsrail’in Lübnan’daki sivil altyapıyı ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırılarının uluslararası insancıl hukuku açıkça ihlal ettiği belirtildi. Litani Nehri’nin güneyine yönelik kara harekatı ve nehir üzerindeki köprülerin imha edilmesinin, gelecekteki bir işgal politikasının somut göstergeleri olduğu değerlendirildi.
Katar’daki personel güvenliği ve Eurofighter sözleşmesinin detayları
Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nda görevli personelin durumuna da değinen MSB, bölgedeki artan güvenlik hassasiyeti nedeniyle Katar makamlarıyla tam bir eşgüdüm içerisinde en üst düzey tedbirlerin alındığını bildirdi. Katar’da meydana gelen helikopter kazasının ilk belirlemelere göre teknik bir arızadan kaynaklandığı, kesin sonucun ise incelemeler neticesinde ortaya çıkacağı ifade edildi.
Savunma sanayii gündeminin en önemli başlıklarından biri olan Eurofighter tedarik sürecine dair de teknik detaylar paylaşıldı. İmzalanan sözleşmenin sadece uçak alımını değil, kapsamlı bir eğitim ve destek paketini de içerdiği belirtildi. Bakanlık, sürecin içeriğini şu sözlerle aktardı: “Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır.”
